Alışveriş Aforizmaları

212

Yazar : Yağmur Sena KORKMAZ

Güneşli bir pazar sabahıydı.  Kuşlar karşılıklı cik cikleşiyor, horozlar nöbeti tavuklara teslim ediyor ve martılar İstanbul semalarında oynaşıyordu. Minik Yağmur uyandı. Gözlerini ovuşturdu ve  yataktan kalkar kalkmaz annesinin yıkayıp ütülediği pembiş elbisesini giyindi. Ne kadar da güzel bir elbiseydi! Büyüleyiciydi. Saçlarını sağa sola savurdu ve aynanın karşısına geçti. Yerde dün gece annesinin odasından gizli gizli aldığı ayakkabılar duruyordu. Güçlükle ayakkabıları giyindi. Ayakkabının yarısı boştu. Yağmur zar zor ayakta duruyordu. Kocaman gülümsedi. Çok güzel olmuştu. Hatta dün gece annesinin anlattığı masaldaki prensesten daha güzeldi. Odanın içinde dev topuklularla yürümeye başladı (Ona yürüme denirse tabi). Kendisini izleyen Teresa ’ya göz kırptı. Evet, o artık bir prensesti. O yüzden saçını da topuz yapmalıydı. Tarağını aldı. Önce Teresa’nın saçlarını özenle taradı. Sonra da kendi saçlarını taradı. Teresa’yı kucakladığı gibi annesinin odasına koştu (Topuklularla koşmadı tabi ki). Minik Yağmur annesine kocaman bir günaydın öpücüğü verdi ve hemen dizlerinin dibine çöküp saçlarını arkaya doğru sallandırdı. Prenseslerin topuzu olurdu ve annesi gerçekten iyi bir “topuz yapıcıydı”. İşlem tamamlandı. Yağmur yine ayrılamadığı aynalara koştu. Harika görünüyordu. Evet evet, o prensesten daha güzel bir prensesti. Peki acaba prens prensesi beğenecek miydi? Yağmur her gün somurtup yemeği reddettiği kahvaltı tabağını bugün hızlıca bitirdi. Hatta sütünü bile içmişti. Annesi kızını şaşkınlıkla izliyordu. Yağmur koşarak yine aynalara sarıldı. Topuzu, elbisesi, ayakkabıları ( kendi ayakkabıları, düz taban olandan ) kısacası her şeyi mükemmel görünüyordu. Annesinin “Yağmur, hadi kızım çıkıyoruz” anonsunu duyar duymaz fırladı. (Prensesler fırlamaz da işte benden bu kadar oluyor). O gün büyük gündü. Haftalardır beklenen buluşma gerçekleşecekti. Yağmur aşık olmuştu ve o gün prensi ile alışverişe gidiyordu. Prensle alışveriş yapmak… Ahh masal gibiydi. Belki Teresa’ya yeni arkadaş alırlardı. Belki de prens prensesine güzel bir taç hediye ederdi (Aileye yeni katılan bir bebek için oyun parkı alındı).

Vakit geldi çattı. Yelkovanla akrep tam saat on ikiyi gösterirken prens uzaktan göründü. Annesinin elini ne kadar da güzel tutuyordu, o balon o ele ne kadar da yakışmıştı. Aman Allah’ım! İşte, geliyordu. Minik Yağmur’un kalbi yerinden fırlayacaktı. Veee kraliçeyle prens tören alanına vardılar. Sonra da kraliyet ailesi avm’ye doğru yürümeye başladı. Prens çekimserdi. Kraliçeler çoktan dedikoduya başlamışlardı. Minik Yağmur başına geleceklerden habersiz yandan yandan prensi süzüyordu. İlk mağaza bir oyuncakçıydı. Bir süre sonra Yağmur annesinin elini bırakarak bağımsızlığını ilan etti ve Teresa’ya arkadaş aramaya koyuldu. Fakat o da neydi? Bu çocuk (pardon prens) ne yapıyordu öyle? Çıldırmış mıydı? Evet,çıldırmıştı. Çünkü prens alışverişten sıkılmıştı ve bağımsızlığını ilan edip oyuncakçıdaki tüm balonları patlatmaya başlamıştı. Yağmur koşarak annesinin yanına gitti. Neyse ki durum kontrol altına alınmıştı. İlk şoktan sonra büyük bir tereddütle  ikinci mağazaya girildi. Mağaza çok büyüktü ve bağımsızlık bir hayalden ibaretti. Tam balon faciası unutulmuşken Yağmur bir de ne görsün? Prens cebinden çıkardığı sakızları çiğneyip çiğneyip gizlice askılardaki elbiselere yapıştırıyor. Yağmur gördükleri karşısında daha fazla suskunluğunu koruyamadı ve minik bir çığlıkla prensi ele verdi. Bu çocuk tam bir alışveriş düşmanıydı, bu çocuk çünkü o bir erkekti…

Kadınlar, erkekler ve alışveriş… Ben bu üçgendeki meseleyi fark ettiğimde henüz 5 yaşındaydım. Yaş ilerledi ama mesele hiç değişmedi. İşte bu yazımda sizlere prensin aslında bir alışveriş düşmanı olduğunu anladığım günden alışveriş delisi erkeklerin var olduğunu anladığım güne kadar gözlemlediğim erkek modellerini anlatmak istiyorum. Evet beyler, sizden bahsediyorum 🙂 Bir göz atın bakalım hangisi sizi çağrıştırıyor?

 

UMURSAMAZ…

̶ Aşkım? ̶ Efendim? ̶ Hangisi daha güzel?Bu mu yoksa bu mu?Bak bunu alırsam her şeyle kullanabilirim.Ama bunun da rengi çok güzel.Karar veremedim,off! ̶ “Sen bilirsin sevgilim” ̶ Aşkım bu çantanın modeli de çok güzel ama rengini beğenmedim. ̶ “Sen bilirsin sevgilim.” ̶ Aşkım bak bu nasıl? ̶ “Sen bilirsin sevgilim.” ̶ Aşkım…
̶ Aşkım?
̶ Efendim?
̶ Hangisi daha güzel?Bu mu yoksa bu mu?Bak bunu alırsam her şeyle kullanabilirim.Ama bunun da rengi çok güzel.Karar veremedim,off!
̶ “Sen bilirsin sevgilim”
̶ Aşkım bu çantanın modeli de çok güzel ama rengini beğenmedim.
̶ “Sen bilirsin sevgilim.”
̶ Aşkım bak bu nasıl?
̶ “Sen bilirsin sevgilim.”
̶ Aşkım…

 

ALSA DA GİTSEK…

̶ Aşkım sence bu gömlek nasıl? ̶ Güzel güzel! ̶ Emin misin?Beyaz kilolu göstermez mi beni? ̶ Yok yok,çok güzel,çok yakışmış ̶ Bak,emin misin? ̶ Evet sevgilim,çok yakışmış! ̶ Acaba bir öncekini yine mi denesem? ̶ Yok yok!Bu çok güzel!Kleopatra gibisin.”Hadi aşkım al da gidelim!” ̶ Emin misin? ̶ Evet!Çok yakıştı,çok güzel oldun!”Hadi sevgilim al da gidelim!” ̶ Ne yani ben çirkin miyim? ̶ Ne alakası var sevgilim? ̶ Çok güzel oldun,dedin ya!Önceden az mı güzeldim? ̶ Aşkım öyle demek istemedim...Sen hep güzelsin,hadi birtanem al da gidelim ̶ Bilemiyorum!
̶ Aşkım sence bu gömlek nasıl?
̶ Güzel güzel!
̶ Emin misin?Beyaz kilolu göstermez mi beni?
̶ Yok yok,çok güzel,çok yakışmış
̶ Bak,emin misin?
̶ Evet sevgilim,çok yakışmış!
̶ Acaba bir öncekini yine mi denesem?
̶ Yok yok!Bu çok güzel!Kleopatra gibisin.”Hadi aşkım al da gidelim!”
̶ Emin misin?
̶ Evet!Çok yakıştı,çok güzel oldun!”Hadi sevgilim al da gidelim!”
̶ Ne yani ben çirkin miyim?
̶ Ne alakası var sevgilim?
̶ Çok güzel oldun,dedin ya!Önceden az mı güzeldim?
̶ Aşkım öyle demek istemedim…Sen hep güzelsin,hadi birtanem al da gidelim
̶ Bilemiyorum!

 

 

ALIŞVERİŞ CANAVARI…

̶ Sevgilim,bak ne buldum? ̶ Aşkım bir dakika,elbise bakıyorum ̶ Sevgilim,ama bu etek sana çok yakışacak,Lütfen dene,benim için dene. ̶ Tamam hayatım,biraz müsaade et bana!Önce şunlara bir bakayım ̶ Kırma beni,hadi sevgilim.Bak bu bluz da çok güzel uydu üstüne.Dene bunları. ̶ Söz deneyeceğim!Biraz izin ver sevgilim şu elbisenin bedenini arıyorum.
̶ Sevgilim,bak ne buldum?
̶ Aşkım bir dakika,elbise bakıyorum
̶ Sevgilim,ama bu etek sana çok yakışacak,Lütfen dene,benim için dene.
̶ Tamam hayatım,biraz müsaade et bana!Önce şunlara bir bakayım
̶ Kırma beni,hadi sevgilim.Bak bu bluz da çok güzel uydu üstüne.Dene bunları.
̶ Söz deneyeceğim!Biraz izin ver sevgilim şu elbisenin bedenini arıyorum.

 

Kısa bir süre sonra…

̶ Aşkım bak ne buldum? ̶ Bu sefer ne buldun? ̶ Harika olacak bu sana!Çok yakışacak! ̶ Aşkım bu ne? ̶ Kot hayatım.”Hadi sevgilim dene,çok yakışacak sana”
̶ Aşkım bak ne buldum?
̶ Bu sefer ne buldun?
̶ Harika olacak bu sana!Çok yakışacak!
̶ Aşkım bu ne?
̶ Kot hayatım.”Hadi sevgilim dene,çok yakışacak sana”

 

 

BAŞIMIN TATLI BELASI…

̶ Aaa! ̶ Ne oldu? ̶ Aşkım baksana!Dev gibi indirim var. ̶ Dev gibi mi?Alt tarafı yüzde yirmi indirime girmiş,ne devi ne indirimi! ̶ Olur mu sevgilim?Çok büyük bir indirim bu,kaçırmamam lazım! ̶ Ey güzel Allah’ım,sabır ver,sabır! ̶ Bir şey mi dedin sevgilim? ̶ Demedim demedim!”Başımın tatlı belası”iyi bakalım hadi. ̶ Aşkım,çok seviyorum seni
̶ Aaa!
̶ Ne oldu?
̶ Aşkım baksana!Dev gibi indirim var.
̶ Dev gibi mi?Alt tarafı yüzde yirmi indirime girmiş,ne devi ne indirimi!
̶ Olur mu sevgilim?Çok büyük bir indirim bu,kaçırmamam lazım!
̶ Ey güzel Allah’ım,sabır ver,sabır!
̶ Bir şey mi dedin sevgilim?
̶ Demedim demedim!”Başımın tatlı belası”iyi bakalım hadi.
̶ Aşkım,çok seviyorum seni

 

 

SONRA GÖRÜŞÜRÜZ…

 ̶ Alo,aşkım? ̶ Efendim? ̶ Bak ne diyeceğim…Hazır havalar güzelken,her yer cıvıl cıvılken,kuşlar ötüyorken… ̶ Evet aşkım? ̶ Hazır yeni sezon… ̶ Tamam,anladım ben!Ben şimdi dışarıdayım sevgilim “sonra görüşürüz” ̶ Ama aşkım
̶ Alo,aşkım?
̶ Efendim?
̶ Bak ne diyeceğim…Hazır havalar güzelken,her yer cıvıl cıvılken,kuşlar ötüyorken…
̶ Evet aşkım?
̶ Hazır yeni sezon…
̶ Tamam,anladım ben!Ben şimdi dışarıdayım sevgilim “sonra görüşürüz”
̶ Ama aşkım

MUTLU SON 🙂

MUTLU SON

NOT:Bu güzel kareler için Ayşe Katılmış ve Yaşar Hakan Erdurgut’a teşekkür ederim 🙂