Başarılı ve Mutlu Olmanın 6 Kilit Noktası

291

Başarılı olmak için çok çaba sarfetmen, çile çekmen ve çalışman gerek diye söylenir genelde. Stanford Üniversitesi Psikologlarından Emma Seppala’ya göre ise bu görüş pek de doğru bir görüş değil. Yeni yazdığı “Mutluluğun yolu” adlı kitabında mutluluk ve başarının birbirini dışlayıcı veya engelleyici şeyler olmadığını dile getiren Seppala, insanların çoğunluğu başarılı olmak için mutluluğu veya sosyal hayatı ertelememiz gerektiği gibi yanlış bir algıya kapılmış ve o yönde başarıyı yakalama çabasına girmiş bulunmaktadır.

Seppala’ya göre ikisine bir arada sahip olmak için aşağıdaki 6 kilit noktaya dikkat etmek gerekiyor:

Anı yaşayın

Bugünün çalışma dünyasında kendimizi her şeyin üstünden tutmak yerine durmadan çalışmaya odaklanmış şekilde buluyoruz. Bir şeyleri yaparken aynı zamanda yapmamamız gereken diğer şeylerde de göz atmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz. Araştırmacılar bunun sağlıklı bir yöntem olmadığını ve en verimli yöntemin sadece yaptığımız şeye odaklanmak olduğunu belirtiyorlar. İş ise işe eğlence ise eğlenceye odaklanmalıyız.

Esnek olun

Sürekli çalışma halinde olduğumuz zamanlarda stresli olmaya başlıyorsak ve sinirlerimiz kaç veya mücadele et moduna giriyorsak sıkıntı var demektir. Kısa süreli stres sizin için iyi olabilir ama uzun süreli stres sağlığınız için çok kötü olacaktır. Kendimizi eğitip  yaşadığımız terslikler ile ilgili daha esnek olursak toparlanmak da daha kolay olacaktır. Çalışmalar esnek insanların kendini toparlamasının daha az zaman aldığını ve pozitif bir tutum içerisine girip olumsuz deneyimlere cevap verebildiklerini ortaya koyuyor.

Sakin olun ve ortalığı velveleye vermeyin

Aşırı yüklenirseniz tükenirsiniz. Seppela’ya göre çalışma hayatındaki kişilerin hemen hemen yarısı da aynı dertten muzdarip. Gazilerle yapılan bir ankete göre meditasyon yaptırılan bir grup ile hiçbir müdahaleye maruz kalmayanlar arasında çok kısa sürede endişe ve kaygı oranında düşme gerçekleşiyor.

Boş zamanınızı iyi değerlendirin

Toplumda daima bir şeyler yapmanız gerektiği gibi bir yanlış kanı var. Aksi takdirde verimli, üretken olmazmışız. Araştırmalar ise, en verimli dönemin en az uyarılma düzeyinde gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

2011 yılında 428 kişi arasında yapılan bir ankette kişilere sabah mı yoksa akşam mı daha verimli olduklarına yönelik sorular sorulmuş ve sabah diye cevap verenlerin öğleden sonra daha verimli oldukları tespit edilmiş akşam diyenlerin ise sabah daha verimli olduğu ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan öneriye göre kendimizi zorunda hissetmediğimizi zamanlarda daha verimli olduğumuz yönünde. Kendimize daha çok zaman ayırmalıyız.

Boş zamanlarımızda bile sıkıntıdan patlayabiliyoruz. Oysa boş zamanlarımız baskının en az olduğu ve verimliliğin, yaratıcılığın en üst düzeyde olduğu zamanlardır.

Kendinize karşı iyi olun

Seppala’ya göre biz bazı konularda iyi bazılarında ise kötü olduğumuzu düşünür ve iyi olduğumuz konularda ilerlemeye çalışırız. Seppala, bunun bir yanılgı olduğunu dile getiriyor. Kaybetme veya başarısız olma korkusu sizin tıkanmanıza sebep olur. Zayıf kararlar almanıza neden olur ve ulaşmak istediğiniz kariyere daha zor ulaşmanıza veya ulaşamamanıza neden olur. Bu sebeple kendinize karşı daha iyi olmalı ve herkesin hata yapabileceği düşüncesini aklınızdan asla çıkarmamalısınız. Hatalardan ders çıkarmalı ve onların esiri olmamalısınız.

Başkalarına karşı merhametli olun

En sonunda kendimize karşı merhametli olmamız ve kendimizi düşünmemiz gerektiği gerçeğini kafamıza yerleştirdik. Ama unutmamamız gereken bir diğer gerçek ise başkaları ile olan ilişkilerimizin olumlu sonuçlarının bizi daha iyi edeceğidir. Akrabalarınızla, ailenizle, dostlarınızla, iş arkadaşlarınızla, patronunuzla iyi ilişkiler kurmanız size karşı daha sadık insanlar olmalarını sağlar ve bu da daha üretken olmanız anlamına gelir.

Sizi destekleyen ilişkilerinizin olması uzun soluklu bu hayatta size daha iyi sonuçlar doğurur.

Kaynak