Bilgi Değil, Araçlar / Aracılar Değişti!

268

Sözcüklerin gücüne inanan biriyim. Kesinlikle bunun şair / romancı olmamla ilgisi yok. Yüzde yüz hayatın kendisi, bana sözcüklerin gücüne inanmam gerektiğini öğretti. Bunu ilk önce 17 yaşında üniversiteye başladığımda fark ettim. Sonra ipin ucunu bırakmadım ve gördüm ki evet, sözcükler gerçekten de yaşamımızda zannettiğimizden fazla etkililer.

Üniversitedeyken, sanırım “pazarlama” dersinde idik. Halkla ilişkilerin 4P’si olarak tanımlanan “pazarlama karması” ile alakalı hocamız bir şeyler anlatıyordu. Sonraları Philip Kotler’in literatüre kazandırdığını öğrendiğim 4P’yi bizlere anlatan hocamız, aniden bize doğru dönüp “kendinizi pazarlayın” deyiverdi. Yaşça benden birkaç sene büyük olanlar dâhil olmak üzere salondaki birçok kişi hocanın bu çıkışına –nedense- kahkaha attı. Ben ise bunu, üzerine düşünülecek bir öneri olarak algıladım. İyi not tutan, ders kitaplarını noktası virgülüne kadar ezberleyen bir öğrenci değildim. Fakat iyi bir dinleyici ve iyi bir anlatıcı olduğumu söyleyebilirim. İşte, sözcüklerle olan dostluğum “farkındalık” antenlerimin açıldığı o yıllara dayanıyor.

*

Elif Şafak “TEDTalks” sohbetinde seyircilere, konuşması boyunca sözcükleri kullanacağını ve konuşma boyunca çemberlerden yararlanacağını söyledi. Bunun rastgele dillendirilmiş elitist ve genel geçer bir söylem olmadığı belli.

Bizi bilgiye götüren, bilgiyi sabitleyen ve edindiğimiz bilgiyi aktarmamızı sağlayan ana araç hiç şüphesiz sözcüklerdir. Gelin görün ki pazarlama direktörleri, satın almacılar, halkla ilişkiler uzmanları, reklam ajansları, dijital ajanslar bunu yeterince önemsemiyor. Eğer önemsemiş olsalardı “Anadolu Kaplanları” olarak tabir edilen, KOBİ düzeyinde fakat ulusal çapta birçok markayı sermaye olarak geride bırakacak güçteki Anadolu kökenli işletmelerin reklam kampanyası tüketici tarafından benimsenir ve ciddiye alınırdı.

4P içerisinde büyük öneme sahip olan Promotion aşaması, KOBİ’lerin varlığını sürdürmesi ve onların yeni girişimlere imza atması açısından yetkin kişilerce kontrol edilmelidir. Bu işlemi yürüten direktör(ler) reklam kampanyasında sözcüklere yeterli fırsatı tanımalıdır.

Sözcüklere niye bu kadar taktığım konusunda, özet niteliğinde bir ayrıntıdan bahsedeceğim.

Yaşam öykümüz kartvizitimizdir. Markaların kartviziti ise hikâyedir. Ve hikâyeyi oluşturan lokomotif, sözcüklerden meydana gelir. Kampanya süresince ve markanın hikâyesi dizayn edilirken her bir sözcük özenle seçilir, kampanya stratejisinde görsele gösterilen özenin %50’si yazıya da gösterilirse Türk ekonomisi çağ atlayacaktır. Zira global pazarda söz sahibi olmanın şartlarından biri de tüketiciye dokunulacak bir şeyler vermekten geçer. Görsel, zevke yani duyguya hitap eder sözcükler ise daha tenseldir.

Bilgi, ilk insandan bu yana önemini hep korudu. Bilginin değeri hiç değişmedi. Araçlar ise teknoloji ve pazarın ihtiyacına göre şekil değiştirdi. Pazarda kalıcı olmak istiyorsanız bu değişimi takip etmelisiniz.

KAYNAK: http://www.reklam.club/bilgi-degil-araclar-aracilar-degisti/