Bir Konu Bir Konuk Ege Ertem’i Ağırladı

Bir Konu Bir Konuk Ege Ertem’i Ağırladı

369

Bir Konu Bir Konuk, 4 Ağustos Perşembe günü Intel Global İş Geliştirme Direktörü Ege Ertem’i ağırladı.

Nerede başlarsanız başlayın orada yaptığınız işte biraz çizginin dışında hareket ettiğinizde fark yaratıyorsunuz zaten ama hayalleriniz bununla sınırlı olmasın. Daha fazlasını isteyin, daha fazlasını hayal edin tabii eğer şu an yaptığınız şeyin en iyisini en olağandışı olanını yapmıyorsanız.

Hayat ‘Secret’ kitabındaki gibi değil, sadece bekle ve gör ile zaman geçmiyor bir şey de elde edilmiyor; daha fazlası için küçük küçük hep adım atmak lazım, arkasından gitmek, onunla yatıp onunla kalkmak belki de hiç yatmadan uyumadan çalışmak lazım onun için.

Hayalinizi yüksek koyun demek; yaptığınız veya yapacağınız işin en iyisini yapmak, her iş için en üstü hedeflemek demek. Büyüklük ve başarı her ne kadar kişisel kavramlar olsa da genelde hayallere ulaşmak olarak tanımlanır. İşte tam da bu yüzden hayalinizi yüksek koymak lazım ki sürekli kendinizde daha iyisi için bir uğraş bulabilesiniz, daha iyilerini yapabilesiniz. Bugün ben başarılıyım ben tamamım diyebiliyorsanız eğer bu demek oluyor ki hayalinizi çok küçük kurmuşsunuz hemen de elde etmişsiniz.

bir-konu-bir-konuk-ege-ertemi-agirladi-umb-blog-umblog-1

Tabii bu da demek değil ki öyle bir hayal kurun ki asla elde edemeyip hep peşinden koşun. Bir hayal ağacınız olsun veya hayal yolunuz (veya siz her ne söylemek isterseniz bunun adına): Kısa ve uzun vadede ulaşmak istediğiniz noktalar veya dallar belirleyin kendinize. Bilin ki yolun sonunda hep ulaşmak istediğiniz yeni bir nokta var ama aynı zamanda bu noktaya giderken yol üzerinde başka başarılarınız da var sizi tatmin eden, mutlu eden, umutlu hissettiren. Bu heyecanınızı canlı tutar, daha fazlası için size destek olur, yanınızda olur.

Matematiğin ya da fiziğin ölçüldüğü ve bunun üzerinden başarılı veya başarısız atfedildiğin bir sistemin üzerinden herhangi birini çok iyi yaptığın için kendinin çok iyi olduğunu düşünüyor olabilirsin, dünyanın 99%’unun sandığı gibi kendini çok zeki de sanabilirsin ama şunun fark etmen gerekir ki sen bu 99%’ dan sadece 1’isin. Sadece bunu bilmiyorsun. Hayatta kendin için ne çok mütevazi olmak lazım ne de yaptığın, başardığın her şey üzerinden kendine bir şeyler atfetmek. Doğru ve yanlış yaptıkların; gece ile gündüzün birbirini takibi gibi sıralı hayatında, bir o kadar çok bir o kadar ardı ardına bir o kadar da denge halinde. Yaptığın her doğru için kendini tebrik edemeyeceğin gibi her yanlış için de üzülemezsin; sonuçlar çıkarırsın genellikle ve yoluna devam edersin.bir-konu-bir-konuk-ege-ertemi-agirladi-umb-blog-umblog-2

Hayatında bir yerlerde eksik yaptığın her şeyi başka bir yerde tamamlaman gerekiyor hayallerine ulaşmak için. Okul hayatını yeterince değerlendiremediysen iş hayatına ilk başladığın zamanlarda haftada 80 saat çalışmayı göze almak lazım mesela. O boş zamanların bedelini ancak böyle ödeyebilirsin çünkü. Herkes farklı şeylerden motive olur hayatta; kimine göre ders çalışmak kimine göre sosyal hayat. Eğer üniversite yıllarında sosyal hayatınız biraz daha ön plandaysa sizin için işe başladığınızda severek çalışabiliyor olmanız gerekir, tabii normal olandan fazla da çalışmakla birlikte. Tüm bu süre içerisinde de yapacağınız en büyük hata birlikte çalıştığınız insanları bahane etmek olur. Birlikte çalıştığınız insanlar ne kadar iyi veya ne kadar kötü olursa olsun her gün sizi heyecanla işe götürecek olan sizin o işe olan bağlılığınız ve isteğinizdir. Diğer her şey birer bahanedir. Yaptığınız işi iyi yapmak için uğraşıyorsanız, ekibin bir parçası olduğunuza inanıyorsanız ve değer kattığınızı düşünüyorsanız başkalarının ne düşündüğünün çok da önemi yoktur. Hayallerinizi etrafınızdaki insanlara bağlamanız ve onlara göre şekillendirmeniz hayatınızda yapacağınız en büyük aptallık olur. Müdürünüz değişti diye iyi bir kariyer fırsatınız olan kurumu bırakmak gibi.

Dünyanın neresine giderseniz hangi kurumda çalışırsanız çalışın hep aynı iyi ve kötü insanlar olacak etrafınızda; görmezden gelmeyi ve işinize odaklanmayı öğrenmediğiniz sürece hep bir şeyler değiştirmek zorunda kalacaksınızdır. İyi insanlarla çalışmak büyük şans, hayatınızda sayılı kez sahip olabileceğiniz veya hiç olamayacağınız kadar nadir olan bir şey. Kendi şirketinizi bile kursanız o iyi ve kötüler hep olacak bir yerlerde. Biraz da o insanlarla hangi paydada buluştuğunuzla alakalı, ne görmek istediğinizle bağlantılı. Enerjinizi buna harcarsanız, yaptığınıza odaklanamazsınız. Siz de bir başkası için o iyi veya kötü çalışan, iş arkadaşı konumundasınız bunu hiçbir zaman unutmamak lazım.

İletişimde hep kendini suçlamak gerekir, yalnızca 2-3 kişi sizin söylediğinizi sizin istediğiniz gibi anlar onun dışındaki herkes kendi istediği gibi anlar ve algılar. Amerikan kültürüne göre yazılı olmayan hiçbir şeyin bir önemi yok, konuştuğun her şey önemsiz ve geçicidir.

Bir şeyleri iyi yapmak önemli bu hayatta ama o iyi yaptıklarının yanına başka şeyler eklemek da da önemli. Çok iyi bir pazarlamacı olabilirsin ama eğer pazarlamaya çalıştığın ürünü kendin denediysen, ürünün evrelerine hakimsen ve kitleni de iyi tanıyorsan çok daha farklı olursun. Hangi işe başlarsanız başlayın 2-4 sene içerisinde o iş alanında uzman olabilir, işe hakim olabilirsiniz; eğer bu işin yanına farklı şeyler de katmaya uğraşırsanız işte o zaman farklı olursunuz. Bir iş alanında en iyi olmak çok önemli ama artık sadece tek bir alanda en iyi olmak yeterli değil; farklı alanları birleştirmek lazım, karıştırıp yeni şeyler ortaya çıkarmak lazım.

YORUM YOK

CEVAP VER

2 × 2 =