Cumhuriyet Neden 29 Ekim’de İlan Edildi?

225

Cumhuriyetin ilanından 2 yıl sonra Ekim 1925’te Fahrettin Altay Paşa Çankaya’da Atatürk’ün misafiri olmuştur. Paşa, zihnini hep meşgul eden, cumhuriyetin niçin ve neden 29 Ekim’de ilan edildiğini öğrenmek istemiştir.

Altay Paşa’ya kulak verelim:

Atatürk hep mazlum bir millet derdi. Cumhuriyetin ilanından epey bir süre geçmişti. Ben de hep neden 29 Ekim diye kendi kendime sormuşumdur. Bir gün Çankaya’da sofra dağıldıktan sonra, ‘Paşam, benim dikkatimi çekmiştir. Hep düşündüm. 30 Ekim 1918 günü mütareke ilan edildi. Adana’daki karargâhınızdan başkente (İstanbul’a) verdiğiniz şifreyi hatırlıyorum. Cumhuriyetimizin ilanının 29 Ekim gecesine gelmesi acaba bir tesadüf müdür? Üç gün evvel, beş gün sonra da olabilirdi.’ diye sordum.

cumhuriyet-neden-29-ekimde-ilan-edildi-umblog

                                            Vatan Gazetesi, 30 Ekim 1923

(Bugün Büyük Millet Meclisi Türk devletinin şeklinin cumhuriyet olduğunu ilan etmiş ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı 158 reyle müttefikan Reisicumhurluğa intihap etmiştir.)

Bu soruya Atatürk şu yanıtı vermiştir:

Mütarekenin ilk günlerini hatırlarsın. Saray ve hükümet teslimiyeti kabul etmişti. Hükümet sarayın, saray da İtilaf Devletleri’nin elinin altına girmişti. Saray bu halinden memnundu. Fakat ben bunu kabul edemezdim. Buna karşı koymakla bir çıkış yolunu temin ederek bu mazlum milleti tarih sahnesinden silmek, ortadan kaldırmak isteyenlere karşı harekete geçmek için kendimi vazifeli saymıştım. Dünyada tek başımıza idik fakat benim inandığım ideale benimle beraber olanlar da bağlandılar ve netice hasıl oldu. Mütareke 30 Ekim 1918’de imzalanmıştı. Vatan parçalanmış, istilaya uğramıştı. Peki, 30 Ekim 1918’den bizim İzmir’e girdiğimiz tarih olan 9 Eylül 1922’ye kadar kaç yıl geçti? Dört yıl. 29 Ekim 1923’te cumhuriyeti ilan ettik. İşte beş yıla sığdırdığımız büyük inkılap, bizim yaşadığımız şartlara duçar olmuş hangi milletin tarihinde vardır? Bu mazlum millet kendisinin hakkı olan yere ulaşmıştır. Çektiğimiz acıların, sıkıntıların en büyük mükafatı işte budur. Bütün dünya bunu görmüştür. Daha da görecekleri vardır. Beni en çok mesut eden hadise, bu mazlum milletin hak ettiği bu yere gelmesidir. Sen benim 30 Ekim 1918 sonrası günlerdeki çektiğim azabı bilirsin. Yanımdaydın. Mondros 30 Ekim’dir. Cumhuriyet 29 Ekim. İşte bu da bir milletin, mazlum bir milletin ahıdır. Sanırım ki o zamanki devletler bunu anlamışlardır.

cumhuriyet-neden-29-ekimde-ilan-edildi-umblog-1

                                    Hakimiyet-i Milliye Gazetesi, 30 Ekim 1923

(Büyük Millet Meclisi Dün Gece Sekiz Buçukta Türkiye Devleti’nin Şeklini Müttefikan “Cumhuriyet” Olarak Tespit Ve Dokuza Çeyrek Kala Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini Müttefikan “Reisicumhur” İntihab Eyledi.)

Atatürk bir an durup Fahrettin Altay Paşa’ya bakmış ve sonra elini masanın üzerine vurarak şöyle demiştir:
Deyiniz ki bu, tarihten silinmek istenilen bir milletin öcüdür…

Fahrettin Altay Paşa’nın, “Ama bundan hiç bahsetmediniz.” demesi üzerine Atatürk, “Övünmek olur, övünmek benimle beraber mefkûreye inananların, milletin, ordunun hakkıdır.demiştir.