Geçmişten Günümüze Mükemmellik ve Güzellik Kavramları

173
Güzellik Gerçekten Nedir?
Tam olarak neleri güzel buluyoruz? Ya da neden bazı şeyleri güzel bulmuyoruz?
Şimdi size sahip olduklarınızla gurur duyun,kendinizi olduğunuz şekilde sevin demeyeceğim.Şimdiye kadar bu çok söylendi ama içi hiç doldurulamadı.
Görünüşe bakılırsa bunu söylemek pek bir işe yaramıyor.
974399_1560785560807428_1391949484_n
İnsanların ne düşündüğünü önemsememek,iyi kötü hiçbir fikirden etkilenmemeyi gerektirir.İnsanların güzel düşüncelerinden iyi anlamda etkilenmek,sürekli onlara göre şekillenmek onların kötü düşüncelerinden etkilenmek gibi bir sonuç doğurur. Olduğunuz kişi olarak yaşayabilmek için insanların kurallarını göz ardı etmek durumundasınız.
Gerçek olan şu ki,tüm dünya sizi güzel bulsa bile,siz kendinizi güzel bulmadıkça güzel hissedemezsiniz.Burada anlaşılması gereken en önemli şey güzel olmakla güzel hissetmek arasındaki farktır.
Hayatta insana dair hiçbir şeye stabil olarak bakılamaz.Eğer insan söz konusuysa üçgen asla üçgen değildir,düz çizgi asla düz çizgi değildir.Üçgen de düz çizgi de çağrıştırdıklarıyla,hissettirdikleriyle birlikte algılanır, bu herhangi bir varlık hakkında değil de size bir şeyler hissettiren varlıklar için geçerli.
Güzel olmayan birini güzel olarak algılayabilirsiniz. Çünkü insan beyni robot değildir.
Algılarımız daima kültürümüzden, yaşayış biçimimizden, kişiliğimizden ve insan olmanın gerektirdiği yanılsamalardan etkilenmek durumundadır. Güzel olan birçok insan kendini güzel hissetmeyebilir, aynı şekilde güzel olmayan bir insan da kendini güzel hissedebilir.(Dünya sandığımız kadar adaletsiz bir yer değil bence.)
Bazı reklamlara dikkat ettiğinizde,markanın kendi logosuna,sloganına ya da satın almaya teşvik edici sözlerine hemen hemen hiç yer vermediğini,sadece bir şeyler hissettirmeye çalıştığını görürsünüz. Ya da markayı bir hisle,duygu uyandıran bir şeylerle bağdaştırarak sunduklarını. Özellikle büyük markalar sizin üzerinizde kalıcılığı ruhunuzu yakalayarak sağlamaya çalışır.
Yani güzellik bulduğunuz bir şey sizde bir şeyler hissettirmezse kalıcılığı yakalayamaz.
Güzellik kavramına bakışınızdaki katılığı ortadan kaldırmak adına bir şey söylemek istiyorum, eğer insanlar birbirlerini sadece güzelliğinden ötürü sevseydi sadece modellerle modeller evlenirdi.(Tespit fena)
Sadece çocukluktan beri zihinlere yanlış yerleştirilen güzellik kavramını biraz olsun yıkmanın sakıncası yok bence. Masallardan,çizgi filmlerden, oyuncaklardan ötürü özellikle kız çocuklarında güzel olmanın ve beğenilmenin insanı iyi, adil, mutlu, şanslı yapacağı/yaptığı şeklinde bir yanlış algı söz konusu. Cadıların hep çirkin,prenseslerin hep güzel olması. Büyük aşkları hep prenseslerin yaşaması… Hep güzel olan prenseslerin sevilmesi, kurtarılması, beğenilip aşık olunması, sonunda da hep mutlu sona ulaşması…
Bu yanlış algılar hep yanlış kalmaya mahkum.
Araştırmalara göre insanlar asimetrik bir yüzü tehlike olarak algılıyor.Ve yüzdeki hasar, asimetri ya da izler kişilerin kötü biri olduklarına dair bir yanılsamaya, pürüzlü bir yüz de şüpheye yol açıyor.Sanırım bu birçok şeyi açıklıyor.
slider-1
İnsanlar zaman zaman moda olan şeylere dönemsel olarak ilgi duyuyor,taklit ediyor ve güzel buluyor. I. Elizabeth döneminde avrupa’da solgunluk moda halin almış öyle ki I. Elizabeth cildi daha solgun görünsün diye tehlikeli, hatta insanın yüzünden akabilen bir karışım sürüyormuş.
33028169_Elizabeth1_Phoenix
1624 yılında Fransa Kralı 13. Louis,saçlarının tamamını kaybetmesi üzerine peruk takmaya başlıyor.Kısa sürede tüm saray kralı taklit ederek bulundukları çağda peruk modası başlatıyorlar.
LouisXIII
Yine tarihten bir örneğe bakacak olursak insanlardaki taklit etme kapasitesini ciddiye almakta fayda var.
Eskiden esmerlik sadece bir insanın tarlada güneşin altında çalıştığını gösteren bir işaretken,50’li ve 60’lı yılların Hollywood filmlerinde oyuncuların hep bronzlaşmış olması esmerlik akımını başlatıyor ve kısa sürede
kişinin tatile gidebilecek kadar varlıklı olduğunu vurgulayan bir statü göstergesi haline geliyor.
 Storm Model Ajansından Sarah Doukas, güzellik trendinin moda endüstrisi tarafından belirlendiğini ve insanların bu değişen güzellik trendlerine başlarda hoşlarına gitmese bile dergilerde,televizyonlarda göre göre alıştığını ifade ediyor. Neyin güzel olduğuna siz karar vermiyorsunuz,size karar verdiriyorlar.Güzellik kavramını da medya aracılığıyla size istedikleri şekilde empoze ediyorlar.
Sarah Doukas,aynı zamanda Kate Moss’u keşfeden kişi. Kate Moss’un yüzünün kusursuz bir kemik yapısına sahip olduğunu belirterek, bir makyaj sanatçısının makyajını en iyi icra edebileceği yüzlerden biri olarak tanımlıyor. Makyajla verilmek isteneni vurgulayan yüz hatlarına, makyajı ortaya çıkaran ve taşıyan bir kemik yapısına sahipseniz yüz modeli olabilirsiniz, ya da herkes tarafından beğenilen, çekici bulunan bütün yüzler bu özellikleri taşımayabilir.
Kate-Moss-kate-moss-15749737-1340-1591
Gelişen teknoloji,yaygınlaşan iletişim ağı sayesinde artık herkes harika görünebilir. Makyajla burunlarını daha düz gösterebilirler, simetrik hilelerle boylarını daha uzun, vücutlarını daha ince veya daha kalın gösterebilirler. İnternette bununla ilgili milyonlarca video var.Takma kirpik ya da değişen saç rengi bile bir kadını bambaşka birine dönüştürebiliyor.
Ama insan görüntüden etkilenecek kadar basit bir varlık mıdır? Bu kadar karmaşık ve sırlarla dolu bir beyinle yaratılan bir insan sadece bir yanılsamayla,yani görüntüyle,derin duygular hissedebilir mi?
Hormonel demiyorum.DERİN.(Büyük harflerle yazınca vurgulamış oluyorsun ya çok hoşuma gidiyor.)
Dr. David Buss’un 37 farklı kültürde yaptığı araştırmaya göre,insanların eş seçerken dikkat ettiği şeylerde çekicilik 3. veya 4. sıralarda yer alıyor.Araştırma aynı zamanda insanların zeki,iyi,anlayışlı,güvenilir,sağlıklı ve
 duygusal olarak dengeli kişileri eşi olarak seçmeye ve onlarla bir aile kurmaya meyilli olduklarını ortaya koyuyor.
Güzellikle ilgili en eski araştırmalar Pisagor’dan günümüze ulaşıyor.Pisagor’un keşfettiğine göre tabiattaki bütün güzel çiçekler,matematiksel bir oranla büyüyor.
İtalyanlar tarafından bulunan 1/1.618 oranı ise her yerde karşımıza çıkıyor.Güzel bulunan neredeyse bütün insanların belinin yukarısı ile belinin aşağısı arasındaki oran bizi 1/1.618’i veriyor. Aynı şekilde ağızla burun,üst ön diş ve üst yan dişler hatta ağız ve çene arasındaki oran da. Stephen Marguart da bunu daha ileri bir seviyeye taşıyor, insan yüzünü üçgen ve beşgenlere bölerek bir yüz oranı çıkarıyor. Bu orana yüzde yüz uyan yüzler arasında Tom Cruise’un, Elizabeth Hurley’nin yüzleri yer alıyor.
Beautiful Face Mask
Bu oranlar güzelliği evrensel hale getiriyor.Sadece insan vücudunu değil bir çiçeği, bir arabayı ya da bir binayı bize muhteşem gösteren şey de orantılı olması. Muhteşemlik gözümüzü kamaştırıyor olabilir,ama muhteşemliğe sandığınız kadar ihtiyacınız yok. Çünkü hiçbiriniz muhteşem varlıklar değilsiniz, muhteşem olmayan varlıklar da muhteşemliği talep edemez, ya da vaad edemez. Öyle olduğunu sanabilir,bu bir yanılsamadır. Çünkü eksik varlıklarız,her şeyi olduğu gibi algılamak gibi üstün bir kapasiteyle yaratılmadık. Saygı duyulmaya,inanılmaya,güvenilmeye, ciddiye alınmaya vs. vs. muhteşemlikten çok daha hayati bir şekilde ihtiyaç duyuyoruz.
İnsanların en hassas noktaları ruhlarındaki yaralardır.Bu yaralarla kurduğunuz bağlantı kadar o insan sizi içinde derinleştirebilir,yüzünüzün simetrik uyumuna göre değil. Yoksa tüm dünyanın güzel bulduğu insanlar da yalnızlık çekmezdi.Aldatılmazlardı ya da acı çekmezlerdi.Ya da güzel olmayan insanlar hiçbir zaman sevilmezlerdi. Tamamen mutsuz oldukları,haksızlığa uğradıkları bir yaşam sürerlerdi.
tumblr_mar0kdcDxM1r04xyvo1_500
Güzelliğin sağladığı avantajlar, mesela bir iş görüşmesinde ya da sadece sokakta yürürken hissedilen ilgiyi yok saydığımdan değil. Sadece güzel olmak, daha adil bir yaşam sürüleceği ya da gerçek sevginin hissedilebileceğini,ya da herkesin sizi beğeneceğini garanti etmez. Hiçbir şey bunu garanti edemez.
Mükemmellik arayışında olanlar hiçbir zaman aradıklarını bulamayacak,hep bir şeylerden mahrum kalacak,kaybedecek,kıymetini bilemeyecek ya da hep yanılacaklardır.Çünkü çabaları daima sonuçsuz kalacaktır.Ama mükemmel olamayan şeyleri reddetmeyenler daima her şeye açık olacak ve her şeyi elde edebilecektir.
Çünkü,sırf tamamen mükemmel değil diye reddettiğiniz herhangi bir şeyin sadece mükemmel olmayan yanını kaybetmezsiniz,o şeyi bütün iyi yanlarıyla beraber kaybedersiniz.
Mükemmel olmayan yanlarıyla beraber kabul ettiğiniz bir şeyi ise,bütün iyi yanlarıyla beraber kazanırsınız.
Billy Idol, Eyes Without a Face şarkısında ”Gözlerinin,bir yüzü olmadan hiçbir insani değeri yok.” burada yüzün olmadan derken kastedilen yüz, şüphesiz ki söz konusu kişinin Billy Idol’da çağrıştırdıklarıdır. Ona saygı duymasını sağlayan şey, Billy Idol’a hissettirdiği iyi duygulardır.Yüzü de bu güzel hisleri çağrıştıran bir görüntüdür,ama artık kötü duygular uyandırınca yüzü de hissettirdiği tüm iyi duygularla beraber kaybolmuştur,yani yüze güzelliğini veren şey,hissettirdiği iyi duygularla beraber sahip olduğu anlamdır.
Idol-8-the-billy-idol-club-7411045-300-411 (1)