Gerçekten, Harbiden, Cidden Tarz Olan 19 Film

182

Herkese hitap edebilecek, eski-yeni veya kadınsı-erkeksi diye ayırt edilmemiş, benim böyle filmlerle aram yok ya şeklinde bahaneler kabul edilmeyen, izlerseniz gözünüzün çıkmayacağı, tersine gözünüzün şenleneceği, olmazsa kesinlikle olmaz olan, mutlaka izlemeniz gereken, ha şayet izlediyseniz ”Haa evet bu” diyeceğiniz 20 Film karşınızda.

Not:Bu kadar stil sahibi filmleri pijamalarla izlemenizi tavsiye etmiyorum.Sonra kendinizi kötü hissedersiniz.
1- Gone With Wind
Gone_with_wind
​Bu filmi bilmeyen yok herhalde diye başlamam gerekiyor sanırım ama belki bilmeyenler vardır, kimseyi aşağılamış olmayalım, cümleye böyle girmedim diye de filmseverler rahatsız olmasın. Bu film bu listenin bir numarasıdır. İzlediğinizde zihninize, ruhunuza imzasını atar ve göz perdelerinizi kaldırır, ruhunuzu ve görsel bakış açınızı yonta yonta yeniden şekil verir. Bu filmi izledikten sonra bir daha unutamazsınız.
2- The Great Gatsby
great_gatsby

Filmin başlarında Gatsby diye birini överler de överler, size “kim bu Gatsby, kim bu Gatsby?” dedirte dedirte meraklarınızı yüksek tuttukları anda herkesin taptığı Gatsby açığa çıkar: Leonardo Di Caprio. Elbette bu Gatsby peşinde de bir aşk hikayesi getirecektir. Görsel şölen kelimesinin film olarak karşılığı budur herhalde.
3-Breakfast at Tiffany’s
Holly-Paul-in-Breakfast-at-Tiffany-s-movie-couples-28036098-1280-720 (1)
Audrey Hepburn bu filmsiz,bu film de Audrey Hepburn olmadan anılmıyordur herhalde. Kazara bile olsa bu filmi duymuş olmanız lazım, hatta duymuşsunuzdur ama ismini çıkaramadınız belki. Siyah kalın çerçeveli gözlük, inci kolye, uzun siyah elbise, turuncu kedi, üst kattaki fazla yakışıklı komşu… Dünyayı iplemeyen kızın aşık oluşu ve her zaman süper şık oluşunu unutmak mümkün değil.
4-Coco Before Chanel
coco_before_chanel
 Modanın kraliçesi Coco Chanel bu kadar zarif, asil ve havalı canlandırılamazdı. Öyle ki belki de Coco Chanel’in kendisi bile bu kadar havalı değildir. Bakıyorsun kız incecik narin bir şey, tipi masum ama oyuncu bu yaradılışa öyle bir karakter katmış ki ortaya asaletin vücut bulmuş hali çıkmış resmen. Alımı çalımı olsun, sert ve düşünceli bakışları olsun, sigara ağzında kıyafetlerle ilgilenmesi olsun insan ”Bu kadın yürüdüğü toprağı titretir” diyor. Yetimhanede büyümüş, sevdiği adam uğruna mücadele etmiş, bazen de kaybetmiş, babasız ve parasız bir kız olan Coco Chanel asansör görevlisinin ceketindeki ayrıntıları farkedip gözlerini alamayan ve aldığı ilhamlarla modayı, kadın giyimini baştan yaratabilen bir moda kraliçesi. Herkesten önce onu izlemeniz, onu bilmeniz lazım. En olmadı muhabbeti açılınca ”Haa evet” deyin, ya da muhabbeti direkt siz açın. Önemli yani.
5-Black Swan

black_swan


Halüsilasyonlar, dans okulunda kuğu gölü balesini canlandıran iki kız, masum kırılgan bir beyaz kuğu ve onun tam aksi tutkulu ve şehvetli siyah kuğunun savaşı, harika danslar ve makyajlar, sonunda insanın kendisini adadığı bir şey uğruna nasıl canından olduğu falan filan. Hani bazı insanlar sadece yoldan çekilemez, diretir de diretir, ister de ister. Bu tür insanlara belki takık dersiniz belki kararlı dersiniz, bilinmez. Ama işin içyüzünü filmi izleyince göreceksiniz. Bu şahane dans gösterileri, balerinler ve harika makyajlardan kendinizi mahrum etmeyiniz.

6-Bullitt

bullitt


“İyi polisler vardır, kötü polisler vardır – ve bir de Bullitt vardır”. Fotoğrafı görünce ”Vay!” dediniz dimi? İşte bu polisiye gerilim filmi de karizmanın görsel hali. Bir de arabalar var. Daha ne olsun değil mi? Stil sahibi bir adamın arabası da stil sahibi olur. Belki de petrol yeşili hiçbir arabaya bu kadar yakışmamıştı. Kendisi de bir yarışçı olan Steve McQuinn’in dublör kullanmadan oynadığı insanın yüreğini ağzına getiren araba sahneleri, araba hayranlarının gözlerini pırıl pırıl etmiştir. Bu stil sahibi polisi gözden kaçırmayın deriz. 

7-Bonnie & Clyde
bonnie_and_clyde

”All i need in this life of sin, is me and my girlfriend…” Böyle ölüme karşı birlikte suç ortaklığı yapan aşıklar olacak ve Beyonce’nin şarkısına konu olmayacaklar? Mümkün değil. Adanmışlık sözcüğünün müzikteki temsilcisi diyebileceğimiz kadar şarkılarında aşkı, koşulsuz sevgiyi anlatan Beyonce’nin de dikkatini çekmişse bu çift, fazla söze gerek yok herhalde. Konusunu gerçek hayattan alan filmde Bonnie ve Clyde iki suç ortağı, birlikte efsane hırsızlıklar yapıyorlar. Birbirlerine efsane aşıklar. Ve efsane şıklar. Bütün bunlardan sonra bile izlemiyorsanız daha da bir şey demiyorum. 

8-Marie Antoinette

marie_antoniette
”Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” cümlesini bu kadına mal edip yaptıkları tarihi hatayla bu kadının öyle günahını aldılar ki kadın günahkar bir insan olsa bile hepsinden arınıp cennete gitmiştir. Öyle bir cümleyi hiçbir zaman söylememiş olan, Avusturya arşidüşesi sonradan da Fransız kraliçesi olan bu stil efsanesi kadının ikonik olduğunu anlamak için portresi dahi yeterli. 20li yaşlarda kısa bir dönem yaşadığı zevk-ü sefa günleriyle andılar onu hep, ama akıl almayacak derece acı dolu bir ömür geçirmiş bu kadın. Buna eşinin ertesi gün öleceğini bilerek onunla son bir gün geçirmek, eşine çocuklarıyla beraber sarılıp saatlerce öyle kalmak da dahil. Öyle ki kadın sonunda kederinden ölmek üzere oluyor ama ölmesine bile izin vermiyorlar; uçuruyorlar kellesini. Çevirmedik dalavere bırakmıyorlar. Lakin kendisi saray balkonundan üzerine silahlar, mızraklar tutulduğunda dahi üzerinde sabahlığıyla balkona çıkıp dimdik durabilmiş cesur birisi. Kraliçenin ömrü acı dolu ama film o kadar acı dolu değil. Film sizi rengarenk pastalarla dolu şeker mi şeker bir saray dünyasına ağırlıyor, Versay Sarayı’na hoşgeldiniz. Bu arada filmin bedelini merak edip ”Kaç para lan bir kraliçe?” diye soracak olursanız: 40 Milyon Dolar.
 
9-Clueless
clueless

​Öyle büyük anlamlar çıkarmanızı tavsiye etmesek de eğlenceli olduğu kesin. Fotoğraftan da anlayacağınız üzere gençlik filmi, sonradan büyük projelerde yer alacak olan birçok oyuncunun da sinema arenasında kendini ilk gösterdiği film. 1995 yapımı filmden 90’lı yıllara dair stil konusunda ilham alabilirsiniz. Filmdeki esas kız pejmürde gördüğü insanları seçip hayatlarını ve giyim tarzlarını değiştirmeyi kendine hobi ediniyor. Kafa dağıtmak isteyeni bu filme alalım.
 
10-Pretty Woman
Pretty_Woman
Bahse girerim ”Pretty Woman” başlığını okur okumaz zihninizde ”Pretty woman walking down the street” şarkısı çalmaya başladı. Dizden yukarısına kadar uzanan siyah çizmeleri bir nesle sevdiren Julia Roberts’ın kendinden toplumsal statü olarak kat kat yüksek birine aşık oluyor, o da ona aşık oluyor. Twitter’da ”Çizme kız giymiş” şeklinde tweetler atılmasının sebebi bu çizmedir sanırım, her şey bu çizmeyle başladı. Sonra çeşit çeşit model model uzun çizmeler çıktı. Herkeste Julia Roberts’da durduğu gibi durmuyor yani kadın 170 boylarında, ama kısacası başlarda biraz pejmürde olan, küfreden, öyle yüksek sesle kahkaha atıp duran Julia Roberts’ın stil değişimiyle nasıl yeni açan çiçekler gibi olduğunu bu film gözler önüne seriyor.
11-The Bling Ring
bling_ring

Fotoğrafı görür görmez aklınızda tek bir kelime belirecek:”Takmıyorum.” Yani bu filmin posteri ”Takmıyorum” kelimesinin görsel hali direkt. Buradan yola çıkarak filmdeki gençlerin nasıl havalı, nasıl eyvallahsız olduğunu gözünüzde canlandırabilirmişsinizdir. Tipik bir özel üniversite öğrencileri gibi bir havaları var biliyorum, fotoğraftakilerden biri dile gelse sanki okul çıkışı arabaya atlayıp Taksim yapalım diyecek. Zengin, şımarık, sorunlu bir grup arkadaşın sırf eğlencesine ünlülerin evine soygun yapmasını, sonra bu paraları yemesini anlatan filmden çıkarılabilecek bir sonuç yok belki ama tarzlar mı? Evet.
 
12-American Gigolo
american_gigolo
Amerika’nın her bir şeyi varken jigolosu olmasa olur mu? Tabii ki olmaz. Richard Gere’in gençliğinde çekilmiş 80 yapımı filmde Giorgio Armani kostümleri üstleniyor. Los Angeles’ta orta yaşlı kadınlara hizmet veren Julian’ın hayatına giren bir kadının öldürülmesi, dedektifin de Julian’dan bu kadınla ilgili bir şeyler öğrenmeye çalışması, sonra dedektifin sosyetenin birçok ismiyle ilgili karanlık sırların Julian’da mevcut olduğunu bulması falan filan. Ortada boy pos endam sahibi bir adam varsa ve ateşle oynarsa ne olur, sonunda kazara bir müşterisine aşık olur. Richard Gere’in Mustafa Ceceli’ye ”Ben görmedim böyle alımı çalımı” dedirtecek yürüşünü görmek için bile olsa izleyin deriz.
 
13-Inception

inception

Evet işte o beyin yakan film bu.Rüya içinde rüya olayıyla iyi dalga geçtiler de, bir rüya nasıl olur? Çok düşünmeyin cevap basit: rüya gibi olur. Birsürü işadamının giyimleri de rüya gibi.Takım elbiselerin Eskişehir’den gönderildiğini söylesem ne dersiniz peki? New York’ta bir fuara katılan Çetintaş Firmasının takım elbise kalıplarını filmin kostüm ekibi çok beğeniyor ve iki farklı tasarımda 100 takım elbise ve gömlek New York’a gönderiliyor.İnsanın her hafta başına gelebilecek bir olay. Şaka bir yana bu yaratıcı filme bir göz atmanızda fayda var.

14-Clockwork Orange
clockwork_orange

Fotoğrafta elinde rakı şişesi tutuyormuş gibi görünen kişi Alex. Filmdeki iki ana tema: şiddet ve Beethoven. Çetesiyle beraber şiddettir, dayaktır insanlara yapmadığı kalmayan Alex ceza olarak devlet tarafından şiddet deneylerinde kobay olarak kullanılır. Ama adamlar sevap (?) işliyor bir nevi, filmin sonunda Alex şiddete tahammül edemeyen biri haline geliyor. Peki bu filmde tarz olan ne? İlla ki takım elbise, kravat ya da güneş gözlüğü olması gerekmiyor bir filmin stil sahibi olması için. Stil sahibi olmak kendini ifade edebilmekse, adamın ”Arıza” olduğunu üstünden başından anlayabiliyoruz. Filmin ana temasını filmdeki kostümler ve makyajlar bize verebiliyor.Tek gözünün kirpikleri uzun olan Alex’in sürreal bir karakter olduğu vurgulanırken film genellikle makyaj açısından çarpıcı olmayı hedefliyor. Filmdeki kostümleri hazırlayan kişi o esnada Londra’da olup etrafta gördüklerinden etkilenmiş.
 
15-Moulin Rouge
moulin_rouge

Herkesin en sevdiği müzikal bu işte. Sizi dansla, müzikle ve aşkla dolu ışıl ışıl bir dünyaya davet ediyoruz. Esas oğlanımız Christian sık sık bir gece kulübünü ziyaret ederse ne olur, oradaki dansçılardan birine fena halde aşık olur. Zaten bu esas oğlanlarda/esas kızlarda var bir şey bir duramıyorlar yerlerinde illa başlarına bela alacaklar. Dansçı kızı -ki kendisi kızıl saçlı Nicole Kidman’dır- dük de gözüne kestirmiş maalesef. Ne oluyor bu iki adam bir düelloya tutuşuyor. Bir kutlama havasında göz kamaştırıcı bir dünya olan bu gece kulübünü gördüğünüzde kutlamak için bir sebep geçse elime de ben de kutlama yapsam diyeceksiniz. Bu filmden gözlerinizi alabileceğinizi sanmıyorum.
 
16-In The Mood For Love

in_the_mood_for_love

1960’ların Hong-Kong’undayız.Takım elbiselerin yanında geleneksel Çin qipaoları da göz dolduruyor, 20 tane qipao göreceğiniz bu filmde hepsinin film için özel yapıldığını da aklınızda bulundurun. Çekimleri 15 ay süren filmde her gün Maggie Cheung’un sadece saçı 4 saat alırken, iki bireyin tutku dolu gerilimi sonunda acı bir özleme dönüşüyor.Tamamen duygulara ve tutkulara odaklanmış film size gece yarısı yağmurlu bir sokakta tek başınıza yürürken hissettiğiniz duyguların aynısını hissettirecek.

17-The Godfather Part II
the_godfather_2
 
İzlediyseniz hatırlarsınız, bu efsanevi serinin hiçbir sahnesinde ”Bu kıyafet olmamış” demek mümkün değildir sanırım. İnsanın bu filmi izledikten sonra İtalya’ya yerleşesi geliyor. İnsan filmi izledikten sonra İtalya’yı ”Kimsenin kötü giyinmediği ülke” diye zihnine kodluyor. 20. yüzyıl başlarının otantik giyim tarzını gözleri önüne seren bu filmin kostüm konusunda tüm sınavlardan geçtiğini herkes kabul etmiş durumda. Belki bunda kostüm tasarımcısının da İtalyan asıllı Amerikan olmasının da etkisi vardır. Bu mafya ailesinden sadece yeraltı işleri konusunda değil stil konusunda da öğrenilecek çok şey var.
18-A Single Man

A_single_man

Yapımcının ve yönetmenin podyumlarda fırtınalar estiren Tom Ford olması kaç puan? Podyumdaki yeteneğini filmde de konuşturan Tom Ford, George Falconer adlı karakterin hayat arkadaşını kaybetmesi sonucu yaşadığı boşluğu ve bu boşluktan nasıl çıktığını anlatıyor. George karakteri türkülere ”Kundurası boyalı, saçları taralı, kravatı bağlı yar benim” diye konu olabilecek bir karakter. Clark Kent esintileri taşıyan tarzı, takım elbiseleri, gömlekleri derken bu adam giyimine oldukça özen gösteren birisi. Basit manevraların altında ince detaylarla ne kadar şık olunabileceğinin dersini veriyor bizlere, hayat arkadaşı öldükten sonra intiharı düşünürken. Mad Man dizisinin arka planında kostümlerle ilgilenen ekip burada da çalışmış. Filmin sonu ”Anı yaşa”ya bağlanırken hafızalarımızda Julienne Moore ile dertleşmesiyle yer ediniyor, stil sahibi karakterimiz George.

19-Fantastic Mr. Fox

fantastic_mr_fox
Hep insanlardan stil dersi alacak değiliz, karşınızda hayvanlar aleminin en stil sahibi beyefendileri. Klasikleşmiş bir çocuk romanından sinemaya uyarlanan film hardal sarısı polosu ve ceketiyle, üç parçadan oluşan takım elbiseleriyle takdirimizi kazanıyor. Sonuçta her hayvan doğduğu haliyle yaşamak istemeyebilir, oradan oraya koşuşturmaktan başka amacı yokmuş gibi görünmemek için takım elbise giyen fareyi suçlayamayız. Tabii sadece takım elbise giyen bir hayvan ordusu değil onlar ,güneş gözlükleri ve fularlarıyla aksesuardan da anladıklarını gösteriyorlar. Diyebileceğimiz tek şey şu: Olmuş!