Kendini Gerçekleştiren Kehanet

261

Bir insana 40 kere deli derseniz, önünde sonunda delirir.” sözünü çoğumuz duymuşsunuzdur. Bunun pek de yanlış bir deyim olmadığını Psikoloji bize gösteriyor.

Psikolojide Pygmalion Etkisi olarak da bilinen; kişinin, gerçekleşecek olaya gösterdiği tutumun o olayın sonucunda çok büyük bir etki oluşturması durumudur. Mesela kilo veremeyeceğiniz düşüncesiyle diyete başlarsanız, diyetiniz iki günden fazla sürmeyebilir. Böyle olmasını siz arzulamasanız da bilinçaltınıza gömdüğünüz negatif fikir hareketlerinizi bu doğrultuda yönlendirecektir; kendinizi haklı çıkarmak adına, çevrenizdeki tüm etmenleri “Bak ben demiştim.” diyebilmek için kullanırsınız.
Pozitif düşüncenin önemi bu bağlamda gerçekten çok önemlidir, yaşadığınız kötü durumlara dahi olumlu bakarak kendinize pay çıkarabilirsiniz; sabah belki otobüsünüzü kaçırabilirsiniz ama bu sayede yoldan geçen bir arkadaşınızın arabasına binme şansı elde etmiş olursunuz.

Kendini gerçekleştiren kehanete en uygun örnek Nick adlı demiryolu işçisinin hikayesi olacaktır. Nick manevra sahasında çalışan güçlü, sağlıklı bir işçidir. Buna rağmen kötümser biridir ve başına kötü şeyler geleceğinden korkar. Bir yaz günü, tren işçileri, ustabaşının doğum günü nedeniyle bir saat önceden serbest bırakılırlar. Tamir için gelmiş olan ve manevra alanında bulunan bir soğutucu vagonun içine giren Nick, yanlışlıkla içerden kapıyı kapatır, kendini soğutucu vagona kilitler. Diğer işçilerse Nick’in kendilerinden önce çıktığını düşünürler. Nick kapıyı tekmeler, bağırır ama kimse duymaz; duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda bulundukları için pek kulak vermezler. Nick burada donarak öleceğinden korkar. Eğer buradan çıkmazsam, burada kaskatı donacağım, diye düşünmeye başlar. Vagonda bulunan yarısı yırtılmış bir karton kutunun içine girer. Titremeye başlar. Eline geçirdiği bir kağıda karısına ve ailesine son düşündüklerini yazar: Çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı. Bir uyuyabilsem! Bunlar benim son sözlerim olabilir mi? Ertesi gün soğutucu vagonun kapısını açan işçiler, Nick’in donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi, onun donarak öldüğünü göstermektedir. Fakat bu olayı olağanüstü yapan, soğutucu vagonun soğutma motorunun bozuk ve çalışmıyor olmasıdır. Vagonun içindeki sıcaklık 18 C derecedir ve bol hava vardır. Nick kendini, donarak öleceğine öyle güçlü inandırmıştır ki fiziksel koşullar hiçbir şekilde el vermese de donarak ölmüştür.

Düşündüklerinizin gücünü asla hafife almayın, hayatınız onların elinde.