Nesnelerin İnterneti

483

Nesnelerin İnterneti (Internet of Things), kısacası günlük hayatta karşılaştığımız internete bağlı tüm nesnelerin akıllandırılıp kullanılmış halidir. Günümüzde mobil cihazlardan elektrikli cihazlara, evlerden otomobillere kadar birçok alanda karşımıza çıkmaya başladı. Belki de birkaç yıl öncesine kadar duymaya hiç alışık olmadığımız bir kavram. 1991 yılında Cambridge Üniversitesinde akademisyenler tarafından bir kahve makinasını görüntüleyebilmek için kurdukları kamera sisteminin, dakikada üç kez bilgisayar ekranına görüntüsünün gönderilmesi tarihe ilk örnek olarak geçmiştir. 1999 yılında ise, Kevin Ashton tarafından bir şirket sunumu için kullanılan “Nesnelerin İnterneti” terimi, ilerleyen yıllar da tüketici ve sektörü nasıl etkileyeceği yönünde oldukça popüler bir vizyona sahip olacak gibi görünüyor.

personal-internet-of-things

Peki son yıllarda neden daha fazla duyar olduk bu kavramı? Aslında Apple, Google, Microsoft gibi birçok büyük firmanın bu teknolojiyi müşterilerine sunmaya başlamış olmaları, dikkati bu yöne çekmiştir. Çünkü gelecekte her nesneye kendi düşünce yetisinin verilebileceği ve herkes tarafından kullanılmaya başlanacağı düşünülüyor. Mesela akıllı ev sistemlerinden örnek verirsek mobil ağlar ve internetin gelişimiyle birlikte objelerin kişilerle iletişim kurması kolaylaştı ve tek bir tuşla nerede olursak olalım istediğimiz gibi onları kontrol edebilme imkanı veriyor.

01a0c65096e9772f600415ee3d130868

Sadece kişisel kullandığımız saat, telefon, bilgisayar gibi cihazlar değil. Artık buzdolapları, arabalar, saatler, elektrikli ev aletleri kısacası başımızı nereye çevirirsek internete bağlı hala geldiklerini görür olduk. Her şeyin akıllı olmaya dönüştüğü dünyamızdaki sınır da hayal gücünün yaratıcılığı olsa gerek. Oysa art niyetli biri yasadışı izleme amacıyla bunu kullanarak önceden elde edebildiğinden daha fazla bilgi edinebilir. Mesela, biz evde yokken kapının kilidini internet üzerinden kolayca açabilir. Kısacası sadece ev ve bina gibi yapılarda tehdit olmakla da kalmıyor. Otomasyon ağı, alt yapı güvenlik ağı arasındaki kötü sınıflandırmadan sistemin hizmet dışı kalması, izinsiz olarak verilere erişim, iletişim kaybı gibi teknolojik alt yapılarda problem çıkartabilir. Bu nedenle firmaların güvenilir olması, olası güvenlik problemi karşısında büyük önem taşımakta. Teknoloji’nin hızına ayak uydurmak, hayatımızın her alanında bir yerinin olmasından öte, yaptığımız birçok işe entegre olacak. İlerleyen yıllarda önemli bir pazar haline gelmesi kaçınılmaz gözüken “nesnelerin internetini” teknolojide yeni bir trendi beraberinde getirecek.