Şafak Tokur Röportajı

231

Koleksiyonu ile Sarkamış’ı selamlayan başarılı modacı Şafak Tokur ile Fashion Week öncesi moda sektörünü ve gençleri konuştuk. Keyifli okumalar!

Röportaj : Tuğba Mıhçı

 

1482788_463692373736253_300161709_n

Öncelikle kendin olabilme başarısını göstermek ve özgün olma durumuna yatkın olmak gerek.

Şafak Tokur kimdir? Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

İlk öğrenimimi doğum yerim olan Sinop’ta tamamladım, sonrasında İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi ve Mimar Sinan Üniversitesi Tekstil Bölümünde eğitimime devam ettim. Çok zordur kişinin kendini anlatması, ama öncelikle iyi bir insan olmaya çalışıyorum diyebilirim. Bunu başarmaya çalışırken de, olumsuz olan tüm durumlardan uzak durmaya çalışıyorum. Hırslı biri değilim ama elimden geldiğince ucunda değer yüklü tüm durumlar için başarma azmine sahip biriyim sanırım.

unnamed

Tasarımcı olma hikayenizi bir de sizden dinleyebilir miyiz?

Mimar Sinan Tekstil mezunu olduğum için aldığım eğitim sonrasında nasıl bir yolculuğa çıkılması gerektiğinin farkındaydım. Uzun dönem birçok tekstil markalarında tasarımcı olarak çalıştım ve sonrasında bununla tatmin olamayacağımı anladım. İstanbul Fashion Week ile birlikte ilk koleksiyonumu  2012’de sergiledim.

Moda sektörünün eleştirdiğiniz yanları var mı?

Bunu yeterince eleştiren kişiler vardır. Bu konu ile ilgili çok tatmin edici düşüncelerim yok,  içinde bulunduğum ortamla eksiği ya da fazlasıyla uyum içerisindeyim şu anda sanırım. Sektörle ile ilgili tabii ki söylenecek şeyler var ancak öncelikle bana kattığı değerlerin yanındayım. Sonrasında yapılması gereken durumlar için belki bilgi ve tecrübe paylaşımlarım olabilir. Bu yüzden bununla ilgili büyük cümleler kuramam. Sadece arzu ettiğim şeyler olabilir; bu da bireysel tasarım markalarına verilecek desteklerin daha itinalı yapılması ve doğru kişilere yapılacak olan yatırımlar üzerine olabilir.

İnsanlar artık seri üretim değil kişisellik istiyor, bu sebeple vintage ve geri dönüşüm tasarımlarına büyük bir ilgi var. Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Aslında bizim coğrafyamız bu duruma çok yatkın bir profilde. İçinde birçok kimlikleri barındırıp bu zenginlikten -öncesinde ve sonrasında- faydalanılmasına çok müsait. Fakat kişisel beğeni ve tutumlarınız için içinizde doğal süreçler yaşamanız çok önemli. Öncelikle kendin olabilme başarısını göstermek ve özgün olma durumuna yatkın olmak gerekiyor sanırım.

229434_10151188284953959_25505774_n

Türk modasını uluslararası düzeyde nerede görüyorsunuz? Türk kimliğini yurtdışında tanıtacak en önemli sektörlerden biri olabilir mi?

Tabii ki olabilir ama oluşturduğunuz ve inandığınız değerlerin sizi ne kadar doğru ifade ettiğiyle ilgili bir durum bu. Öncelikle kendin olabilme başarısına dayalı bir süreç. Bu yolculuğa çıkan hem bireysel tasarımcılar, hem de kurumsal markalar var. Zamanla daha iyi gelişmelerin de olacağı kanısındayım.

En beğendiğiniz tasarımcılar kimlerdir?

Rick Owens, Yohji Yamamoto, Alexander Wang, Junya Watanabe, Comme des Garcons

Yaratıcılık sürecinde nelerden ilham alırsınız?

Çevredeki tüm kurgular aslında ilham kaynağı olabiliyor. Bütünden çok kesitler benim için daha önemli. Yaşam içindeki bütün ya da parçalanmış ögeler. Özelikle müzik ve tarihi kesitler.

Bir kadının ve erkeğin gardırobunda olması gereken 3 parça sizce nedir?

Kendilerini en iyi tanımlayan ve tamamlayan parçalar.

560841_4310866122773_847059531_n

Bu koleksiyonda Sarıkamış temasını işlemeye çalıştım.

Fashion Week’te  Şafak Tokur imzasını görecek miyiz? Koleksiyonunuzdan biraz bahseder misiniz?

Evet, stüdyo sunumu yapacağım. Çok runway tasarımcısı değilim sanırım. Yaptıklarımı aslında bu şekilde sunmak bana daha doğru geliyor. Bundan sonra da devamlı stüdyo sunumları ile devam etmek istiyorum. Bu koleksiyonda Sarıkamış temasını işlemeye çalıştım. Ancak bir askeri kimliklendirme değil, biraz daha yaşanılan karanlık ve hüzünlü yolculuğun bana hissettirdikleri ile ilgili şekillendirdiğim bir koleksiyon bu.

Birçok bilginin birbiriyle sohbet halinde olduğu en özgür ortamlar olan kampüsler, ilham almak ve bunu geliştirmek için en doğru adres.

Biz öğrenciler belirli bir bütçe ile geçinmek durumundayız. Şık olmak için illa para harcamak lazım mı? Şıklık pahalı bir şey mi?

Tabii ki şık olmak için para harcamak gerekmiyor. Önemli olan nasıl bir kimliklenmeye odaklandığınız ve bunu nasıl şekillendirdiğinizdir. Bu şekilde varken yok yokken var olabilirsiniz, benim için yokken var olabilme başarısını göstermiş kimlikler, stil sahibi olmak daha önemli.

Üniversite ve Moda kelimeleri size neyi çağrıştırıyor?

Bence üniversiteler heyecanlı, yenilikçi, renkli ve keyifli  moda oluşumlarının  ilk adreslerindendir.

Sizce gençlerin ve özellikle öğrencilerin moda üzerinde etkileri nedir?

Özgür düşünme durumu özgür hareket etme durumuna da eşlik ettiğinde yeni, değişim gösteren, içinde heyecan ve renk barındıran tüm hareketler aslında bilgilenen tecrübelenen ve kendi olmaya çalışan öğrencilerin fazlasıyla adapte oldukları bir durum. O yüzden modaya olan etkiler için en doğru adres öğrencilerdir.

Üniversite ve kampüs hayatı yaratıcılık sürecinde ilham kaynağı olabilir mi?

Birçok bilginin birbiriyle sohbet halinde olduğu en özgür ortamlar olan kampüsler, ilham almak ve bunu geliştirmek için en doğru adres diyebilirim.

Başarılı bir moda tasarımcısı olarak moda alanında ilerlemek isteyen öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Moda alanında olmak aslında akılcı bir yaklaşım barındırır ve içinde bir tavrı benimserken ona yatkınlığınızla birlikte ona kattığınız değer önemlidir.

Serbest Çağrışım 

Moda – Değişim

Trend – Eğilim

Tasarım – Yaratım

Tekstil – Kumaş

Güzel Sanatlar – Estetik

İstanbul – Karışım

Moda Haftası – Heyecan

Üniversite – Özgürlük

Kampüs – Kaynaşma

Genç – Dinamik