Sanat Moda İçindir

323

Sanat toplum içindir. Sanat sanat içindir. Herkes sanatçı olamaz. İlkokul sıralarından beri aşina olduğumuz tartışmalar bunlar. Sıkı durun! Çünkü bu tartışmalara bir yenisini daha ekleyeceğim. Sanat MODA içindir.

İnsanın giyinme ihtiyacı ilk insandan itibaren var olan bir durum. Mahrem yerleri kapatmak olarak başlayan bu örtünme hareketi, yüzyıllar içinde boyut değiştirerek güzel görünmek hareketine dönüştü. Aydınlanma çağı, rönesans, barok dönem… Sanatın ve yeni icatların yön verdiği bu dönemlerde ortaya çıkan akımlar, insanların giyinmeye olan tutkusunu da epey etkiledi.

Baroque_Art_Fashion

Barok dönem, italyanca dağınık kelimesinden gelir ve 1700’lü yıllarda ortaya çıkmıştır ve tüm avrupayı hatta dünyayı etkisi altına almıştır. Mimariden müziğe sanatın pek çok dalını etkileyen barok elbette modayı da etkisi altına aldı. Damask desenlerin, altın varakların, gösteriş ve ihtişamın had safhada olduğu barok akımı, bugün de pek çok dev moda evinin koleksiyonlarının vazgeçilmezi.

17.yüzyılda Aydınlanma Çağı’nda da devam eden bu ihtişam, 18.yüzyılda İngiltere’de sanayileşme hareketleriyle devam etti. 19.yüzyıl Avrupası çağdaş sanat akımlarının dönemiydi.

21

 

20.yüzyıla gelindiğinde moda yeniden yükseldi. Bu yüzyılın başları “Art Nouveau” etkisindeydi. Dönemin sanatçıları böcek, kuş gibi doğadan aldıkları desenleri kullandılar. Birinci Dünya Savaşı’nın sürdüğü yıllar kadının iş hayatında kendini gösterdiği yıllardı. Çünkü erkekler savaştaydı ve tüm işler kadınlara kalmıştı. Sade ve maskülen giyim kadınların hayatına böyle girdi. Savaşın olumsuz etkilerini atlatıp yüzyılın ortalarına geldiğimizde sürrealizm, ekspresyonizm gibi aşırı sanat akımlarını görmeye başlıyoruz. Sonlarına yaklaşıldığında sanat akımları aşırılıkta tavan yapıyor ve fütürizm, kübizm gibi akımlar ortaya çıkıyor. 1950 lerde soyut dışavurumculuk hareketiyle başlayıp 1960’larda bir akım haline gelen “Pop-Art” sanat adına beklenen hareketti.

İngiltere’de Marcel Duchamp’ın basitçe hazır nesneleri kolajladığı eseriyle başlayan ve akıma dönüşen bu hareket, Amerika’da Andy Warhol’un etkisiyle deyim yerindeyse altın çağını yaşadı. Roy Lichtenstein’ın “Ağlayan Kadın” resmi bu dönemin en başarılı işlerindendi şüphesiz.

pop_art_andy_warhol

Gelelim bu akımın modaya olan yansımasına. Şüphesiz yine Andy Warhol’un “Marilynler” eseri modayla ilintilendirmek için yeterli bir sebep. İç çamaşır alışverişi yapmayı çok seven bu adamın “Campbell Çorbaları” resmiyle başlayan macerası moda adına inanılmaz bir etki oldu. Marjinal giyim tarzları, adeta karikatürden frılamış görünümlü elbiseler ve renkler, moda endsütrisinde çığır açtı. Andy Warhol’un kişisel yaşamına göz attığımızda da böylesine marjinal ve tarzına hayran olunası bir adamın modaya bu denli etki etmesine şaşmamak lazım. Bir fotoğrafçı, ressam, yönetmen olarak sanat adamıydı.

 

70’lerde çiçek çocuklar, 80’lerde disko geceleri giyim kuşama yön verdi. Modada 90’larda kendisini göstermeye başlayan kübizm ve fütürizm de vazgeçilmez akımlardandı.

71

Günümüze gelindiğinde tasarımların biraz barok, biraz pop-art, biraz fütüristik, biraz kübist, biraz 70’ler, biraz 80’ler etkisi taşıdığı aşikar. Kendini daha yenilikçi bir biçimde tekrarlayan tasarımlar göze çarpıyor. Yeni bir sanat akımı ortaya çıkana kadar eldekiler en mükemmel biçimde değerlendiriliyor anlayacağınız. Belki sizin de dolabınızda bu akımların etkisini taşıyan bir şeyler vardır. Kim bilir belki sizin de içinizde bir tasarımcı yatıyordur 😉

“Fashion is art and you are the canvas!”