Röportaj Simay Bülbül

205

Yeni kuşak Türk tasarımcılarından biri olan Simay Bülbül koleksiyonlarında deriyi kullanarak Türkiye’nin çok güçlü olduğu bir sektöre yepyeni bir vizyon getirdi. Simay Bülbül’ün, ilham veren kariyer yolculuğu, deriye olan aşkı, genç modacılara tavsiyeleri, ileriye dönük projeleri ve çok daha fazlası için sizler adına bir röportaj gerçekleştirdik.

Röportaj : Gönül Bayraktar

Fotoğraf : İpek Akyurt

simay_bülbül_röportaj

Modaya olan ilginiz ne zaman başladı?

Aslında modaya ilgim aileden geliyor. Çünkü dedem kumaşçı ve annem yetenekli olan bir bayandı. Ona terzi demek istemem, çocukluğumdan beri evde dikiş yapılırdı ve annem her şeyi kendi dikerdi. Ben de babaannemin eşarplarıyla elbiseler yapardım, böyle bir çocukluk geçirdim. Sonrasında üniversite dönemine gelince her öğrenci gibi o kargaşada bilinçsizce ekonomi bölümüne gittim ama çok geçmeden bana uygun olmadığını fark ederek kendi branşım olan modaya yöneldim. Ekonomiyi bırakınca 1 yıl kayıp olmasın diye de İngiltere’ye çocuk bakıcısı olarak gittim, hem eğitimimi tamamladım hem de bir süre orada yaşadım. Sonra Türkiye’ye geri döndüm.

Sizi ve tasarımlarınızı farklılıklarıyla biliyoruz. Peki tasarımlarınızı yaparken kendinizi mi yansıtıyorsunuz yoksa farklı olmak amacıyla mı farklı şeyler yaratıyorsunuz?

Hayır, farklı olmak için özel bir şey yapmıyorum. Ben koleksiyonlarımda kendi içimden gelen şeyleri yansıtırım. Bir hikaye tasarımcısı olduğum için koleksiyonlarımda da hikayelerinden dolayı farklı şeyler çıkıyor.

simay_bülbül_röportaj

Benim koleksiyonumda hiçbir zaman 2015 trendleri ya da renkleri gibi şeyler yoktur.

Her koleksiyonunuza farklı bir isim veriyorsunuz. Koleksiyona verdiğiniz isimler nereden geliyor?

O dönemde yaşadıklarıma paralel şeylerden çıkıyor. Bir yaşam ya da kitaptan etkilenerek oluşuyor. Etkilendiğim şeyin içine giriyorum, sonrasında da araştırmaya başlıyorum. Mesela Şaman kadını ya da İzmir de bir büyücü bir kadını buluyorum, araştırıp özümsüyorum, sonrasında koleksiyon çıkıyor. O yüzden benim koleksiyonumda hiçbir zaman 2015 trendleri ya da renkleri gibi şeyler yoktur, ben hikayeme göre siluet ve renkleri kullanıyorum.

Tasarımlarınızda deriyi çok kullanıyorsunuz bunun sebebi nedir?

Benim branşım deri ve deriyi çok seviyorum. Neden deri olduğunu ise şöyle açıklayayım: Ben 2013 yılında İzmir’de yaşarken İzmir’de deri tasarım yarışmasına katıldım. Daha sonra o yarışmada Türkiye birincisi oldum ve o andan sonra normal tekstilden uzaklaşarak kendimi deri sektörünün içinde buldum. Deri özel bir malzeme, bir kere onu kullanınca bırakmak zor. Ben de uzun süre çalışınca deride kaldım ve kendi markamı deri üzerine kurdum.

simay_bülbül_röportaj

Ülkemizde hayvanseverlerin çok olduğu bilinmekte, siz de deriyi bu kadar kullanan bir tasarımcı olarak çok tepki alıyor musunuz?

Hayır almıyorum. Çünkü ben av hayvanı kullanmıyorum. Bizim kullandığım deri, besi hayvanı dediğimiz deri. Kuzu ya da dana gibi hayvanların et kullanımından sonra kalan derisini kullanıyoruz. Av hayvanı ise sadece deri için öldürülüyor ve kullanılıyor.

Bu yazın renkleri ya da trenleri nelerdir?  Bizi neler bekliyor?

Deri sektörünün içinde senenin trenlerini kullanmayan bir tasarımcı olsam da bu sistemin ister istemez bir parçasıyım. Çünkü kendi koleksiyonumda kullanmasam da, dışarıya koleksiyon hazırladığımda kullanabiliyorum. Deri sektörünün en önemli taşı olan deri fuarının trend analizini ben yapıyorum, yaklaşık 3-4 senedir. Bu yüzden bunları muhakkak araştırıyoruz. Hatta 1 ay önce 2015-16 nın trendleri belirlendi. Bu yaz çok renkli olacak. Ayrıca eskisi gibi trendler çok çerçeveli değil. 1 sene içerisinde tüm koleksiyonlarda her marka kendi trendlerini yaratmaya başladı. Biri askeri desenler kullanırken biri çiçekli bir tema kullanıyor ama gerçek şu ki; bu yaz baskı önemli derecede ön plana çıkacak. Maskülen kadınlar ve fütürist akımlar şeklinde gelecek. Artık devirdaimin olduğu bir dönemdeyiz ve stil önemli, o yüzden eski kıyafetler de kullanılıyor. Trendler değil stiller önemli durumda. Dümdüz simsiyah giyerek de stil sahibi olunabilir.

IMG_6869

Bizim ülkemizde keşfedilmemiş bir dünya var.

Sizce Türkiye’de moda ne durumda ve Türk Modası’nı neler bekliyor?

Türkiye’de bu konuda yolun başındayız, fakat ciddi adımlar atıyoruz. Eskiden çok daha zordu, ben markamı ilk kurmaya başladığım zamanlar, yani 7-8 sene önce. Moda haftası, butikler, markalar yoktu. Oysa şimdi bunlar kuruldu. Galatamoda festivalini kurduk ki bu Türkiye’deki en önemli taşlardan biridir. Müşteriyle tasarımcıyı birleştiren önemli bir etkinlik oldu, işbirlikleri doğurdu. İstanbul Moda Haftası kuruldu. Tabii daha çok yolumuz var. Bizim ülkemizde keşfedilmemiş bir dünya var. Devlet ve sektörden yatırımlar yeni yeni başladı. Şimdi bununla ilgili yeni bir proje var, genç bir tasarımcının showroomu, makineleri yani tüm ihtiyaçları 1 yıl boyunca hiç bir ücret harcamadan devlet tarafından destekleniyor. Dernek üyesi kişiler buraya başvuruyor ve içlerinden 10 tasarımcı seçiliyor. Ve kendi geleceğini hazırlıyor. Bizim gibi markalaşmış tasarımcılar içinde yurtdışına uzanabilmek adına bizler de destekleniyoruz.

simay_bülbül_röportaj

Siz tasarımcı olarak kimleri takip ediyorsunuz?

Kendi ülkemizden Türk tasarımcı arkadaşlarımı takip ediyorum, hepsinin tasarımlarını incelerim. Gamze (Saraçoğlu) ya da Özgür (Masur) olsun, hepsinden ilham alıyorum.

Tasarımlarınızda deri dışında başka neler düşünüyorsunuz?

Deri benim ana taşım, onun dışında başka projeler de var tabii. Bunlardan ilki; çanta koleksiyonu. İkincisi; ev dekorasyonu ve bir de bambaşka bir şey olarak gurme dünyasına olan merakım ile yemek dünyasıyla ilgili projeler yapacağım.

Mesleğe atılmak adına genç tasarımcılar sizce neler yapmalı?

Herkes kendi markasını yaratmak istiyor, fakat mezun olduktan sonra iş bulmak zor. O yüzden hiç vakit kaybetmeden bir yerlerde çalışmaya başlamak gerekiyor. Çünkü işler tasarımla bitmiyor, en az 3-4 sene tecrübe kazanmadan bunu yapmayın. Kendi markanızı oluştururken muhasebe, maliye, işletme de bilmek gerekir. Ayrıca bilmeden işe başlamak yaratacak olumsuzlarla beraber zamanla motivasyon sorunu da yaşatabilir. Bu bir çok kişinin başına gelmiştir. Bunlara dikkat etmek gerekir.

simay_bülbül_röportaj simay_bülbül_röportaj