Sosyal Medyada Vatandaş Gazeteciliği ve Dijital Kimlik

258

‘Sosyal medya’ dediğimiz yeni mecra; marka bilinirliğinden ürün tanıtımına, satış artırmaktan kişisel pazarlamaya kadar hemen her alanda kullanılır oldu. TÜİK 2014 verilerine bakıldığında Türk halkının bilgisayar kullanım oranı % 53 iken, akıllı telefon kullanım oranı % 58. Yüzdeler böyle iken, akıllı telefonu ve bilgisayarı vasıtasıyla internete bağlanan ve etkileşimde olan kişi sayısı da artmış oldu.

Sosyal medya alanı bu denli büyürken iletişim alışkanlıkları da değişkenlik göstermeye başladı. Geleneksel medya ile arasındaki rekabette yükselişi yadsınamayan sosyal medya ile; memnun olmadığı markayı Twitter’da hashtag ile şikayet eden, tüketicisi olduğu ürün ile fotoğrafını Instagram’da paylaşan, satın aldığı markayı Facebook’ta sayfasını beğenen bir kitle oluştu.

Radikal’in 21 Haziran 2014 tarihinde yayımlanan son basılı sayısı ve sonrasında dijital mecraya taşınması sosyal medyanın geleneksel medyayı alt ettiği yorumunu getirecektir. Bu örnekten yola çıkılarak; haberin, gündemin, konuşulan tüm başlıkların sosyal medya vasıtası ile şekillendiği ve güncel kaldığı söylenebilir. Markaların ve liderlerin sosyal medyaya yaptıkları yatırımlar ve kriz yönetim hazırlıkları sosyal medyanın ciddiye alınması gereken bir alan olduğunu ispatlar nitelikte.

Günümüzde hemen her imkanı bizlere sağlayan akıllı telefon, tablet ve diğer iletişim araçları bireyleri; fotoğrafçı, gazeteci, muhabir, eleştirmen vb. sıfatlara büründürdü. Geleneksel medyada anlık haber yorumu ya da paylaşımı yapılamazken; bugün, yayınlanan bir haberin trendtopic olması ya da hashtag ile yayılması saniyelere indirgendi. Sosyal medya tüketicisi ise, yayınlanan içeriğin doğruluğunu ya da haklılığını sorgulamaksızın ‘paylaş butonuna’ basmaya meyilli. Bu da kısa vadede bilgi kirliliğini gündeme getirmekte.

Bu sebeplerden ötürü internet bağlantısı veya akıllı cihazı olan her birey; etrafında yaşanan olayları, tepki göstermek istediği kişileri, ilgisini uyandıracak her bilgiyi paylaşma eğilimine sahip. Geleneksel medyada alışılan şekilde haberlerin süzgeçten geçirilip doğruluğunun ve güvenilirliğinin kanıtlanması sonrası tüketiciye ulaştırılan haber, sosyal medya ile mümkün olmamaktadır.

Bilgi çağında yaşanan tüm gelişmeler ve deneyimlerin, bireylerin ‘özel alanından’ sosyal medya aracılığıyla ‘genele’ yayılması yaşadığımız dünyanın bir gerekliliğidir. Sosyal medya her bireye ‘dijital kimlik’ kazandırmaktadır. Her bireyin kendine özgü doğruları ve duyarlılıkları olduğundan, sosyal mecrada paylaşılan bilgiler ‘kirlilik’ ve ‘çatışmalara’ sebebiyet verebilmektedir. Paylaşımcı ve faydalı olma güdüsü ile hareket etmek doğru, fakat paylaşılan her içeriğe dogmatik biçimde inanmaktan ziyade araştırmacı olmalı, kaynak güvenilirliği tespit edilmelidir.

KAYNAK: http://www.reklam.club/sosyal-medyada-vatandas-gazeteciligi-ve-dijital-kimlik/