Üniversite Radyosundan Best FM’e!

628

Üniversite Radyo Birliği danışma kurulu üyesi Tuğçe Açıkgöz ile üniversite radyosundan Best FM’e uzanan öyküsünü konuştuk.

– Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Tuğçe Açıkgöz: İstanbul Üniversitesi son sınıf öğrencisiyim, Doğu Dilleri ve Edebiyatları bölümünde. 24 yaşındayım. İki üniversiteyi aynı anda okuyorum, Best FM ve İstanbul Üniversitesi’nde program yapıyorum. Kısaca böyle biriyim J

– İstanbul Üniversitesi’nde ne tür programlar yapıyordunuz?

Tuğçe Açıkgöz: Şiir, kültür ve sanat üzerine yapıyordum, sonra kadın-erkek ilişkilerini esprili dille anlattığımız bir program yaptımk. Baktık ki onda da sıkıldık, bu sefer bir arkadaşımla birlikte sadece sanatçıların; yeni albümleri, kitapları, filmlerini ve bunların yönetmenleri, yapımcılarını konuk ettiğimiz bir program yaptık, Kara Kutu isminde. O program sayesinde kendimi fark ettim.

‘’Tesadüfen radyocu oldum.’’

tugce2– Peki Doğu Dilleri ve Edebiyatı bölümü okuyorsunuz, radyoculuk merakınız nereden geliyor?

Tuğçe Açıkgöz: Aslında üniversite hayatım Bilkent Üniversitesi’nde başladı, Bilkent çok zor bir okuldu ve ben de sadece dersle hayat geçmeyecek diyerek okulu gezeyim tanıyayım diye çıktığım yolculukta bir de baktım ki radyodayım.

Yani tesadüfen oldu?

Tuğçe Açıkgöz: Evet tesadüfen oldu, açıkçası dışı çok renkli geldi bana, her odadan başka bir müzik sesi geliyor renkli bir dünya bu benim ilgimi çekti.. Bilkent Üniversitesi’nde on gün içerisinde program yapmaya başladım. Bilkent Üniversitesi’nden İstanbul’a geri dönünce konservatuar hayalim başladı. Ben tiyatro okuyacağım dedim ve Haliç Üniversitesi’ne gittim. Orada diksiyon dersleri aldım, farkında olmadan yapmak istediğim ve şu an yaptığım mesleğin temellerini aslında o zaman attım.

‘’Kalp Krizi geçiriyorum sandım’’

Best FM’ e yolculuğunuz nasıl başladı?

Tuğçe Açıkgöz: Best FM’in yeni bir radyocu aradığını söyledi hocam. Aradım, yarın gelin görüşelim dediler.. Sabah kalktım evimin yanında hastane var o yolu yürürken kalp krizi geçirdiğimi düşündüm ve hemen hastaneye gittim. Bu sırada ise Best FM’in beni bundan sonra kabul etmeyeceğini düşündüm. Aradan bir hafta geçtikten sonra hiç beklemediğim ve umudu bıraktığım gün yine telefonum tatlı tatlı çaldı, Best FM’den aradılar Tuğçe Hanım hemen gelmeniz lazım. Hemen sokağa çıkıp buraya geldim, demolarımı dinlediler ve anlaştık.

Hafta içi Mutlu Beyinler, hafta sonu Rengarenk programlarını sunuyorum. Bazen reklam seslendiriyorum bazen Best 20’yi anons ediyorum. Bu şekilde buradaki güzel günlerim başladı.

‘’Hep tiyatrocu olmak istedim.’’

– Çocukluğunuzda radyocu olmak istiyordunuz?

Tuğçe Açıkgöz: Hayır. Ben kendimi bileli tiyatrocu olmak istedim ve bununla ilgili çok girişimim oldu. Ancak konservatuar günlerim başladığımda kurduğum hayallerle gerçeklerin aynı olmadığı görüp bıraktım. Ama hayatımı idame ettirme gibi bir derdim olmasaydı kesinlikle tiyatrocu olmak isterdim.

– Radyocu olmak isteyenlere ne önerirsiniz?

Tuğçe Açıkgöz: Ben radyocu değilim daha emekliyorum. Ama buraya geldikten sonra gördüğüm şey şu ki: eleştiriye açığın da açığı olmak zorundasınız. Aynı zamanda Üniversite Radyo Birliği’nin danışma kurulu üyesiyim. Radyocu olmak isteyen arkadaşlarıma elimden ne gelirse yapmaya hazırım.

Üniversite Medya Birliği hakkında neler söylemek istersiniz?

Tuğçe Açıkgöz: ÜMB’yi Sosyal Medya Festivali sayesinde tanıdım. Kısa zamanda bu kadar büyük işler yapması beni gururlandırıyor. Hani köprünün ucundaki ışık diyorlar ya, ÜMB’nin yaptığı işlerde ben o köprünün ucundaki ışığı görüyorum. Umut doluyorum.

 

Röportaj: ÜMB Haber- Ahmet Acar

Deşifre: Hasret Zerkinli, Eylül Atik