Yurtdışı Eğitim Fuarına Yoğun İlgi! (Özel Röportaj)

398

     Bu dönem  3. kez medya sponsoru olduğumuz Akare Yurtdışı Eğitim Fuarları, 10-11 Ekim 2015 tarihlerinde Harbiye Hilton’da yapıldı. Akare Fuarcılık’ın yeni genel müdürü Özge Toksözer ve yönetim kurulu üyelerinden Aslıhan Özenç ile birlikte keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.  Bu röportaj sayesinde hem biz yeni Akare yönetimini daha yakından tanımış olduk hem de Özge Hanım bizi daha yakından tanımış oldu.

  • Özge Hanım, bu dönem itibariyle Emrah Bey yerine siz genel müdür oldunuz. Öncelikle, sizi tanıyabilir miyiz?

Evet, ben Haziran ayında Akare’de çalışmaya başladım. Aslında, 9 yıl öncesinde de ben Akare’de çalışıyordum. Dolayısıyla Akare kurulduğunda ben işin içindeydim. Daha sonra 9 yıllık bir ara verdim, bu süre içerisinde aslında çok farklı bir sektördeyim, kimya sektöründe çalıştım.

  • Sizin yönetiminiz altında Akare’de ne gibi değişiklikler olacak, Akare çalışmalarına nasıl devam edecek?

Türkiye’deki üniversitelere girebilmek, üniversite öğrencilerine daha çok hitap edebilmek ve hatta lise öğrencilerine de ulaşabilmek doğrultusunda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bir de biliyorsunuz ki Türkiye’de master seviyesine kadar karar halen velilerden çıkıyor, finansal destek işin içine girdiği için. Bu nedenle velilere ulaşma konusunda da çalışmalar yapıyor olacağız. Bunun dışında, Türkiye’deki fuarlarımızın yanı sıra, yurt dışındaki fuarlarımızı da genişletmeye çalışacağız.

  • Peki, Akare’yi diğer yurt dışı eğitim fuarlarından ayıran en önemli özellik nedir?

Şöyle ki, 2000 yılında ve öncesinde Türkiye’de yurt dışı eğitim fuarları yoktu. 2001 yılında Akare kuruldu ve yılda iki kez bu fuarları düzenlemeye başladık. 2002 yılından itibaren ise Türkiye’de birçok yurt dışı eğitim fuarı başladı fakat bunlar yalnızca Amerika ya da yalnızca İngiltere gibi belli bir ülke üzerine odaklıydı. Şunu diyebiliriz ki, yurt dışı eğitimi konusunda en kapsamlı olan fuar Akare’dir. Çünkü biz her alandan, her ülkeden birden fazla okulu her yıl burada öğrencilerle buluşturuyoruz. Bir de Akare, hem Türkiye’de hem de yurtdışında (Azerbaycan, Kazakistan, Fas) bu fuarları düzenliyor. Dolayısıyla hem yurtdışından öğrencilerin Türkiye’ye gelmesine hem de Türkiye’den öğrencilerin yurt dışına gitmesine olanak sağlıyoruz. Aynı zamanda, farklı ülkelerden farklı üniversiteler de birbiriyle bu sayede anlaşmalar yapabiliyor.

akare-yurt-disi-egitim-fuari-roportaj-universite-medya-birligi-com

  • Akare olarak bu dönemden sonraki hedefleriniz nelerdir?

Biz istiyoruz ki gençlerle daha çok bir araya gelelim ki “hangi alanda master yapabilirim”, “hangi alanda master yaparsam kariyerim daha yukarılara çıkar” gibi konularında gençlere yardımcı olalım. Yani gençlere yurtdışı eğitiminde kariyerlerini ilerletebilmeleri için bir yol haritası çizmelerinde yardımcı olmayı hedefliyoruz. Ayrıca, Türkiye’de düzenlenen yükseköğretim konferansları ve sempozyumlarında Türk üniversitelerinin uluslararasılaşma projelerinde de görev alacağız. Bu bağlamda önümüzdeki ilk etkinlik, Şubat ayında gerçekleşecek olan ve Avrasya Üniversiteler Birliği’nin de destekçisi olduğu YURİ konferansı. Biz aynı zamanda, bu fuara katılan üniversitelerin Türkiye’deki tanıtımlarına da yardımcı olmaya başladık, bununla ilgili de projelerimiz var.

  • Ailelerin yurtdışı eğitimini sağlayabilmedeki rolünün büyük olduğunu söylediniz; aileleri yurtdışı eğitimi konusunda ikna edebilmek için yaptığınız çalışmalar var mı?

Aslında bu fuarlar, aileleri ikna edebilmek için en önemli yerler. Çünkü standlarımızda yurtdışındaki üniversitelerin Türkiye temsilcileri dışında, o üniversiteden mezun olan kişiler, o üniversitelerde çalışan ve orada yaşayan kişiler ve hatta Türkiye’den oraya gidip eğitim almış ve mezun olmuş olan katılımcılarımız da var. Dolayısıyla ailelerin bizzat yaşayan kişilerden bilgi almaları, yurtdışı eğitimine karşı bir sempati kazandırabiliyor. Yani öğrencilerin bu fuara ailelerini de yanlarına alarak katılmaları oldukça önemli. Bunun dışında tabii ki bu konuda seminerler de düzenliyoruz. Aileleri maddi açıdan rahatlatabilmek için ise akademik performansı gerektiren burs imkanları mevcut. Bir de bazı ülkeler, kendi okullarına gelen başarılı öğrencileri de bırakmak istemezler. Örneğin siz ilk yıl 5000 dolar bursla girebilirsiniz, ikinci yıl bu burs %100 olabilir. Bu gibi örnekleri duymak, ailelerin yurtdışı eğitimine bakış açısını yumuşatabiliyor.

  • Fuar katılımcılarına iletmek istediğiniz bir şey var mı?

Yurtdışında öğrenim görmek isteyen öğrencilerin üniversite 1. sınıftan itibaren veya lise öğrencilerinin de en az 10. sınıftan itibaren bu gibi fuarlara katılım göstermelerini tavsiye ederim. Çünkü son sınıfta buraya gelip burs alabilmek için belli bir not ortalaması gerektiğini öğreniyorlar ve “bilseydim daha çok çalışırdım” gibi tepkileri oluyor ama yapabilecekleri bir şey kalmamış oluyor tabii ki. Bir de master öğrencilerinin kendi alanları ve okulların ne gibi fırsatlar sunduğunu; GRI, GMAT sınavlarının ne olduğunu ya da hangi ülkelerin, hangi okulların sınavla hangilerinin sınavsız kayıt aldıklarını öğrenebilmek için bu fuarları mezun olana kadar her yıl takip etmeleri gerekiyor. Çünkü yalnızca son sene geldiklerinde daha kısıtlı seçeneklere sahip oluyorlar. Eğer 3 sene kadar bu fuara katılım sağlamış olurlarsa, kendileri için en uygun olan okulu belirlemeleri kolaylaşmış oluyor ve tüm fırsatlardan haberdar olmuş oluyorlar.

akare-yurt-disi-egitim-fuari-roportaj-universite-medya-birligi-com-2-jpg

  • Son olarak, Üniversite Medya Birliği ile bu dönem henüz tanıştınız. İlk izleniminiz nedir ve Üniversite Medya Birliği ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Öncelikle iletişim konusunda gençleri bir araya getirerek böylesine güzel ve aktif çalışmalar yapabildiğiniz için sizi tebrik ediyoruz. Bizlerle her daim iletişimde olmanızı ve birlikte daha büyük projelere imza atabilmeyi temenni ediyoruz. Çok ciddi, etkin ve gençleri etkileyebilecek bir konumdasınız, biz elimizden gelen desteği vermeyi isteriz ve size de verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ederiz.

 

Röportaj: Günizi Gülme & Aykut Yapıcı

Fotoğraf: Esma Özdemir